| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Haberin varmı ?

Yazılar

Turizmin yeni kanalı TRAVEL-TURK CHANNEL

Türkiye’nin iç ve dış turizme yönelik tematik televizyon kanalı Travel-Türk Channel, Mayıs'ta yayına başlıyor.

Türkiye’nin turizm televizyonu olarak test yayınlarına başlayan Travel -Türk Channel , 28 Mayıs’tan itibaren düzenli yayına başlıyor.

TRAVEL-TURK CHANNEL Erişim Bilgileri: TURKSAT 2a: Frekans-12.647 Sembol-0.3333 5/6

Amacı;

Türkiye’nin hızla gelişen ve büyük potansiyel taşıyan turizm sektörünün tanıtım gereksinimlerini karşılamak

Farklı turizm türlerinde bilgilendirici ve özendirici etkiler yaratmak

Turizm, kültür, sanat ve tanıtım alanlarındaki potansiyeli, etkinlikleri, tatil yapma ve turizm kültürünü destekleyen nitelikte programlar üreterek izleyicilere seçenekler sumak olan TRAVEL-TURK CHANNEL

Türksat 2a ve D-Smart üzerinden;

. Tüm Türkiye

. Yunanistan’dan İngiltere’ye, İtalya’dan Norveç’e bütün Avrupa

. Rusya’dan Ukrayna’ya, Kırım’dan Baltık ülkelerine bütün Slav dünyası

. Azerbaycan’dan Türkmenistan’a bütün Orta Asya

. Tunus’tan Mısır’a bütün Kuzey Afrika

. Ürdün’den İsrail’e, Suudi Arabistan’dan İran’a bütün Ortadoğu ülkeleri olmak üzere yurt içinde ve dışında milyonlarca izleyiciye ulaşacak.

TRAVEL-TURK CHANNEL hedef olarak;

Türkiye’deki bütün turizm sektörünü ve turistik işletmeleri

Yurt dışı turları, organizasyonları ve fuarları

Sağlık turizmini

Yurt içi/dışı alternatif turizm seçeneklerini

Macera/expedisyon turizmini

Spor turizmini

Yat ve Marina turizmini

Kongre turizmini

Kültür, sanat ve inanç turizmini

Seyahat kültürünü

Bölgesel ve ülkesel tanıtımlar yanında kurumsal tanıtımları seçmiştir.

TRAVEL-TURK CHANNEL’ın izleyiciye sunacağı yayın kuşakları içinde;

  1. Turizm, tarih, kültür, sanat ve tanıtım sektörleri ve dünyasındaki güncel gelişmeler
  2. Turistik yöreler, etkinlikler ve tesisler tanıtımı
  3. Değişik turizm sektörleri
  4. Tarih, kültür, sanat programları ile
  5. Turizmcinin, gezginin güncesi, rehberi vb. bölümler yer alacaktır.

13 yeni üniversite kuruluyor

13 yeni özel üniversite kuruluyor. YÖK Başkanvekili üniversiteler hakkında açıklama yaptı.

YÖK Başkanvekili Doç. Dr. Ömer Demir, "Şu anda bizim gündemimizde 13 yeni vakıf üniversitesi başvurusu var. Bir o kadar da yüksekokul kurulması gündemde. Biz bunları hızla sonuçlandırmak istiyoruz" dedi.

Vakıf üniversitelerinin varlığından çok büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Demir, "Bizler hem YÖK olarak, hem de normal vatandaş olarak bu üniversitelere şükran duymak ve destek olmak istiyoruz. Ne kadar çok vakıf üniversitesi kurarsak o kadar görevimizi başarı ile yerine getirmiş sayılırız" şeklinde konuştu.

KONTENJANLARI ARTACAK

Bu arada, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Özgenoğlu, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın özel üniversitelerin fiyatlarını düşürmesi gerektiği yönündeki uyarısı için şu değerlendirmeyi yaptı:

'Yurtdışında 20 bin dolarlar civarında olan fiyatlara bakınca burada fiyatların makul olduğu söylenebilir. Üniversiteliler içinde vakıf üniversitesinde okuyan sayısı yüzde iki buçuk ve bu oranın artırılması gerekiyor. Yabancı öğrenci sayısını da artırarak kontenjanlarımız düzeltilebilir." yenişafak

İşte kurulacak üniversiteler

KURUCU VAKIF - ÜNİVERSİTE

# Gürbüz Sağlık Eğitim Vakfı Batı Anadolu Üniversitesi

# Mersin Eğitim V. Toros Üniversitesi

# Vatan Sağlık ve Eğitim V. Rönesans Üniversitesi

# Sipahi Eğitim ve Spor V. Gediz Üniveristesi

# Mehir Eğitim ve Evlendirme V. Konya Bilim ve Teknoloji Üni.

# Bilim ve Sanat V. İstanbul Şehir Üniversitesi
# Konya Tic Eğitim ve Sağlık V. KTO Konya Ekonomi ve Tek Üni.
# Anadolu Kalkınma V. Güney Anadolu Üniversitesi
# Maçka İmar Eğitim Kültür V. Avrasya Üniversitesi
# Türk Eğitim Derneği V. TED Üniversitesi
# Sedat Yazıcı Riva E.K.S.V. Pera Güzel sanatlar Üniversitesi
# Burç Eğitim Kültür ve Sağlık V Melikşah Üniversitesi
# Gaziantep Eğitim ve Hizmet V Gazikent Üniversitesi

Yüzyılın şok otopsi videosu Uzaylıya yapılan otopsi videosu


 

Yaşadığımız yüzyılın en çok konuşulan görüntüsü bu... Bir uzaylıya otopsi... Görüntülerin gerçekliği ise kafaları altüst ediyor.

Amerika'da yıllar önce kaydedilen bu video bir uzaylıya yapılan otopsiyi gösteriyor. Video, yüzyılın en çok tartışılan görüntüleri arasında yer alıyor. Görüntülerin gerçekçiliği ise kafaları iyice karıştırıyor.

Yıllarca NASA'dan bu görüntülere dair bir açıklama beklendi. Ancak NASA ne bu görüntüleri yalanladı, ne de uzaylı otopsisine dair bilgiler verdi.

İşte yaşadığımız yüzyılın en şok yaratan görüntüleri

 

'İftihar Abidemiz-Efendimiz' adlı ilahi albümünde hangi 11 ünlü sanatçı var

sanatçılar 'İftihar Abidemiz-Efendimiz' adlı ilahi albümü büyük ilgi gördü. 11 ünlü sanatçı ilahi seslendirdi. Peki kim ne okudu?

4 günde 200 bin satış yapan albümün geliriyle varoşlarda yaşayan çocuklara 11 adet 'Etüt Eğitim Merkezi' yaptırılacak. Peygamber Efendimiz Hz Muhammed'e bestelenen eserlerin yer aldığı 'İftihar Abidemiz-Efendimiz' adlı ilahi albümü için ünlü sanatçılar bir araya geldi. Yücel Arzen'in genel düzenlemelerini yaptığı albümde ilahi okuyan Ferdi Tayfur, Muazzez Ersoy, Funda Arar, Hakan Altun, Uğur Işılak, Erhan Güleryüz, Fatih Kısaparmak, Zara, Murat Göğebakan, Orhan Hakalmaz ve Ahmet Özhan hiçbir ücret almadı. Çünkü sanatçılar albümün geliriyle Türkiye'nin çeşitli yerlerinde varoşlarda yaşayan çocuklar için 11 adet 'Etüt Eğitim Merkezi' yaptırılmasına destek olacak.

Merkezlere, sanatçıların adları verilecek. Böylesine müstesna bir çalışmada bulunmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını belirten ünlü sanatçılar, albümün tüm gelirlerinin eğitime harcanmasının güzel bir duygu olduğunu söyledi. Eğitim kurumlarının yerleri, sanatçıların istekleri doğrultusunda ve ihtiyaca göre şekillenebilecek. Okumalarda yer alan Funda Arar Van'ı, Ferdi Tayfur memleketi Adana’yı, Fatih Kısaparmak ise Elazığ’ı tercih etti. Prodüktörlüğünü Gürkan Vural'ın yaptığı albüm, 1 Nisan 2008'de satışa sunulmasıyla birlikte büyük ilgi gördü.

4 günde satış rakamları 200 bine ulaşan albümünün devamının geleceğini söyleyen Vural, "Sanırım 500 bini de geçeceğiz. Halkın yardım amaçlı olacağını bilmeleri ve dev sanatçıların bu işe gönül vermelerinin satışlarda etkisi büyük" dedi. Albümlerinin çıkışıyla birlikte bazı kesimler tarafından haksız eleştirilere maruz kaldıklarını söyleyen Gürkan Vural, "Bu albümü kimse kendisine rant sağlamak için yapmadı. Sanatçılarımız hem peygamberimiz için söyledi, hem çocuklarımıza yardım etti" diye konuştu.

KİM HANGİ ESERİ SÖYLEDİ

Ahmet Özhan 'Ay Yüzlüm'

Söz: M. Fethullah Gülen Müzik: Ertuğrul Erkişi

Muazzez Ersoy 'Dün Gece'

Söz: Refik Yıldız Müzik: Ertuğrul Erkişi

Hakan Altun 'Aşık Oldum Muhammed'e'

Anonim

Funda Arar 'O Gece Sendin Gelen'

Söz: C. Numanoğlu Müzik: M. Emin Ay

Orhan Haklamaz 'Güllerin Efendisi'

Söz: - Müzik: Ertuğrul Erkişi

Zara 'Sevdim Seni'

Söz: Cemali Müzik: Anonim

Fatih Kısaparmak 'Seni Buldum'

Söz - Müzik: Fatik Kısaparmak

Erhan Güleryüz 'Size'

Söz: - Müzik: Ertuğrul Erkişi

Murat Göğebakan 'Sultanım'

Söz: A Kömürcü, M. Demirci Müzikoğan Öztürk

Uğur Işılak 'Bir Damla Olsan'

Söz - Müzik: Uğur Işılak

Ferdi Tayfur ' Ay Doğdu Üzerimize'

Anonim

Hamile erkeğin kız hali

thomas beatie (6) Bu fotoğraf "hamile erkek" Thomas Beatie'nin operasyonla erkek olmadan önceki halini gösteriyor. Operasyonla erkek olan 34 yaşındaki Thomas çocuk sahibi olmak için annelik yumurtalarını ise ameliyatta aldırmamıştı.

ABD’de Oprah Winfrey Show’a çıkarak olayın asparagas olmadığını kanıtlayan "hamile erkek" Thomas Beatie, "İnsanlar bebeğimi öldürebilir. Çünkü onun ucube olduğunu düşünüyorlar" dedi.

Bugün bir erkekten farksız görünen, ancak 6 aylık hamile olan Beatie’nin daha önce kadın olarak yaşadığı Hawaii’de güzellik yarışmalarına katıldığı da ortaya çıktı.

6 aylık hamile

Thomas Beatie, konuk olduğu Oprah Winfrey Show’da bebeğiyle ilgili korkularını anlattı. Winfrey, bir saat süren ve karısı Nancy’nin de katıldığı söyleşi sırasında sık sık Beatie’nin hamile karnına dokundu. Şu anda 6 aylık hamile olan Beatie’nin ultrason çektirirken görüntüleri yayınlandı.

Bu hamileliğe kötü gözle bakan insanların bebeğin doğumuna karşı olduğunu söyleyen Beatie, doktorların bile kendisine bakmayı reddettiklerini söyledi.

Doktorlar bebeği doğurma diyor

Doktorların bu bebeği doğurmasının iyi olmayacağı yolunda kendisini uyardıklarını belirten Beatie, ailesinin içinde bile bebeği bir "ucube" olarak görenler olduğunu kaydetti.hürriyet

thomas beatie (5) thomas beatie (4) thomas beatie (3) thomas beatie (2) thomas beatie (1) thomas beatie
      

İşte acil durum için tek numara

 

Acil durumlar için tek numara hayata geçiyor : 911'in yerli numarası 112 olacak..

İçişleri Bakanlığı ile İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün Antalya ve Isparta için düzenlediği "112 Acil Yardım için bilgisayar destekli sevk ve yönetim sistemi altyapı kurulumu" ihalesi sonuçlandı. Aselsan'ın kazandığı ihale sonucu projenin hayata geçmesi halinde, Antalya ve Isparta'da yaşayan vatandaşlar tek bir numaradan polis, jandarma, ambulans ve itfaiyeye erişebilecek. Projenin yurt geneline yaygınlaşması bekleniyor.

 

Aselsan ile İller İdaresi Genel Müdürlüğü arasında 112 Acil Yardım Sistemi Sözleşmesi imzalandı. Proje, Avrupa'da gerçekleştirilmekte olan tek acil yardım numarası güvenlik, sağlık, itfaiye ve benzeri kurumlara vatandaş erişiminin Türkiye'deki ilk örneği olacak.

 

8 MİLYON YTL'LİK PROJE

 

04 Nisan 2008 tarihinde imzalanan 8 milyon 150 bin YTL'lik sözleşme kapsamında, Antalya ve Isparta illerinde yaşayan vatandaşların tek bir acil durum numarasını arayarak tüm acil yardım kuruluşlarına erişimlerinin sağlanması hedefleniyor. Antalya ve Isparta illerinde tek operatöre gelen çağrı ile anında ilgili tüm kurumlar harekete geçirilecek.

 

112 Acil Yardım Sistemi ile Antalya ve Isparta illerine ait sayısal haritalar üzerinde adresler hızla bulunacak ve Aselsan APCO25 Sayısal Trunk Telsiz Sistemi üzerinden entegre edilmiş polis, itfaiye araçları ve ambulansların bilgisayarlarına gerekli bilgiler ve adresler anında aktarılacak. Sözleşme kapsamında Aselsan'ın tasarlayıp ürettiği APCO25 Sayısal Trunk Telsiz Sistemi, iki ilde kurulup işletmeye alınacak. Telsiz sistemi ile mobil birimlerin ses ve veri hizmetleri sağlanacak. Aselsan, bu programda HAVELSAN, NETAŞ ve ASELSANNET firmaları ile çalışacak.

Prostat kanserine karşı günde iki bardak nar suyu öneriliyor

 

nar suyu nar- Nar

Nar suyunun kalbe faydalı olduğu birçok araştırma ile gösterildi. İçindeki 'tanin' ve 'antosiyanidin'lerle yüksek bir antioksidan güce sahip olan nar suyunun, kan akımını olumlu yönde etkilediği ve kötü kolesterolün seviyelerini azalttığı biliniyor.

Nar suyunun çok bilinmeyen bir başka faydası da son dönemde konuşulmaya başlandı. Nar suyu, prostat kanserinin ilerlemesini yavaşlatmada yararlı gibi görünüyor. Bugüne dek yapılan çalışmalar umut vaat ediyor. Sizde yarattığı bir rahatsızlık yoksa, günde bir-iki bardak nar suyu içmenizde bir zarar yoktur. Hatta yararlı bile olabilir. Ancak nar suyu bazı ilaçlarla etkileşime girdiğinden, bu içeceği doktorunuza danışarak tüketmenizde yarar var.

Yemesi zahmetli olan, ekşiliği nedeniyle biraz da yüz ekşitirek yenen narın faydaları saymakla bitmiyor. İster tek tek tanelerini yiyerek tüketin, ister suyunu sıkarak için nar, pek çok derdin devası.

Nar (Punica granatum), Lythraceae familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi tadında ılıman iklimlerde yetişen, özellikle Anadolu ve İran'da yetiştirilen bir meyve türü. Türkiye'de Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetişir.

Haziran-Temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklardır. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir.

Kullanımı

Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbi olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar meyvesi kabuğu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtiva eder.

Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa barsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Nar meyvesi kabuğu, ishale karşı (% 15'lik) çay halinde kullanılabilir. Ayrıca yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir. Nar, çarpıntıya iyidir. Mideyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir.

Florida'da, 6-9 Mart tarihleri arasında yapılan Amerikan Kardiyoloji Koleji toplantısına katılan, Columbia Üniversitesi New York Presbyterian Hastanesi kardiyologlarından Doç. Dr. Özgen Doğan, yapılan son araştırmaların, nar suyunun damar tıkanıklığını önleyici özelliğini ortaya çıkardığını belirtti.

Doğan, şu bilgileri verdi: "Hayvan deneylerinde, nar suyuyla beslenme sonrasında damar plakları ve tıkanıklıkları yüzde 44 geriledi. İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırma ise 2 hafta boyunca günde 50 ml nar suyunun, tansiyonu artıran enzimi yüzde 36 düşürdüğünü gösterdi. Bu sayede tansiyon yüzde 5 düşürüldü."

Nar, şifalı bitkiler literatüründe yer alır. Genellikle besleyici ve tedavi edici ilaç ve panzehir olarak ağız yoluyla çeşitli karışımlarla birlikte yenilir ve içilir, haricen de merhem olarak kullanır. Onun sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri, suyu ve kabukları da çeşitli karışımlar halinde tıbbi olarak kullanılır. Narın vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunmaktadır. Ancak içerdiği bazı kimyevi maddeler yüzünden mide ve bağırsak hastalığı olanların, küçük çocukların ve hamilelerin fazla kullanmamaları tavsiye edilir.

Tatlı nar midede çabuk çözüldüğü için hazmı kolaydır. Ancak zaman zaman midede şişkinlik ve gaz meydana getirdiği için ateşli hastalığı olanlara iyi gelmeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca tatlı nar mideyi kuvvetlendirir, boğaza ve akciğerlere faydalıdır, öksürüğe iyi gelir. Ekşi nar ise mide yanmalarına karşı faydalıdır, diğer narlardan daha fazla idrar söktürür, ishali ve kusmayı keser, karaciğer hararetini söndürür, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi gelir.

Suyu zarıyla birlikte çıkarılıp bal ile merhem kıvamına gelinceye kadar pişirilip diş etlerine sürüldüğünde diş eti tahrişine iyi gelir. Dolama / tırnak iltihabı ve cerahatli yaraların tedavisinde nar çekirdeğinin balla birlikte karıştırılarak merhem halinde tatbik edilmesi tavsiye edilir. Nar çiçeği de yaralar için kullanılır.

Narın ve nar suyunun faydalarını Alman Hastanesi'nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan şöyle anlatıyor:

" Sağlık açısından özellikle kış aylarında bol bol tüketilmesi gereken bir meyve. Çünkü insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir 'ilaç', hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor."

Nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan, yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görüldüğünü söyledi:

"Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.

Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması. Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, 'ACE' denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

Tüm bu özellikleriyle adeta bir 'ilaç' ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.

Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor.

Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor. Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliğe sahip. Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor".

Beslenmede yer almalı

Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor. Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan, "serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır" dedi.

Doğan, "bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir" açıklamasında da bulundu.

Narın bilinen bazı faydaları:

• Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler

• Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur

• Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır

• Enerji verir, yorgunluğu giderir

• İdrar söktürücü etkisiyle toksin atılımını sağlar

• Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur

• Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller

• Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar

• İshali (diare) önler, tedavide destek sağlar

• Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar

• Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır

NAR EKŞİSİ

“Aslında nar ekşisi yapmak çok basit ama biraz uğraştırıcı. Uğraştıran şey ise narın tanelerini ayıklamak.

Arzu ettiğiniz miktarda narı ayıklayın. Tadını değiştirmemesi için zarını ve uçlarını iyice temizleyin. Sonrasında ise patates püresi yaptığımız ezici ile narları ezip, suyunu çıkarın ve sırlı toprak bir kaba* süzgeç vasıtasıyla süzdürün. Orta ateşte, reçel suyu kıvamına gelene kadar kaynatın. Porselen bir tabağa damlattığınızda akmadan kalıyorsa olmuş demektir. Bu aşamadan sonra bir süre güneşte bekletilir ve rengi koyulaştırılır.

Domates, limon, nar gibi asitli yiyeceklerin pişirilmesi aşamasında reactive kapların kullanılmaması gerekiyor. Demir ve alüminyum kaplar bu kategoriye giriyor ve içlerinde pişen yiyeceklerin tadını bozuyorlar. O yüzden bu tür asitli yiyecekleri non-reactive gruba giren çelik, cam ve sırlı toprak kaplarda pişirmekte yarar var.”

KAYNAKLAR

http://en.wikipedia.org/wiki/Punica_granatum

http://www.cnnturk.com/SAGLIK/haber_detay.asp?PID=164&haberID=264808

http://www.milliyet.com.tr/extra/venus/vitamin/vit001/vitamin59.html

http://www.sabah.com.tr/2008/04/05/gny/haber,19D08008061F435181D9101F3C9036C5.html

ÖSS ve YDS'ye başvurular 7 Nisanda sona erecek

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS), Yabancı Dil Sınavı (YDS) ve meslek yüksek okullarına sınavsız geçiş için başvurular 7 Nisan Pazartesi günü sona erecek.

2008-ÖSYS'ye, 2007-2008 öğretim yılında orta öğretim kurumlarının (lise veya dengi okullar, açık öğretim lisesi) son sınıfında okumakta olan öğrenciler, orta öğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, orta öğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, orta öğretim kurumlarını bitirmiş olanlar ile orta öğrenimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları belirtilen unsurlara uyanlar başvurabilecek.

Ayrıca, durumları bunlardan birine uyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da sınava başvurabilecekler. Ancak, bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2008-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alacak yüksek öğretim programlarına yerleştirilemeyecek.

2008-2009 Öğretim yılında yüksek öğretimin tüm lisans ve önlisans (meslek yüksek okulları ile açık öğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek veya yurt dışında öğrenim görmek isteyen adaylar da 2008-ÖSYS'ye girecekler.

Üniversitelerin yabancı dil ile ilgili bölümlerinde okumak isteyen adaylar da ÖSS ile birlikte YDS'ye de başvuracaklar.

KILAVUZ NASIL TEMİN EDİLECEK?

Orta öğretim kurumlarının son sınıfında okumakta olan öğrenciler okullarının bağlı olduğu başvuru merkezinden, mezun durumdaki adaylar ise diledikleri başvuru merkezlerinden, içinde 2008-ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan ''2008-ÖSYS Kılavuzunu'' 2 YTL karşılığında edinebilecekler. Adayların sınava başvurmak için başvuru merkezlerinden randevu almaları gerekiyor.

Orta öğretim okul müdürlükleri, ÖSYM Sınav Merkezi yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları ÖSYS'de başvuru merkezi olarak görev yapacak. Henüz mezun olmamış, son sınıf düzeyindeki adaylar ise başvurularını, okullarının bağlı olduğu başvuru merkezine yapacak.

Mezun durumdaki adaylardan 2007-ÖSYS'ye başvurmamış olanlar ile 2007-ÖSYS'ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilecek.Mezun durumdaki adaylardan 2007-ÖSYS'ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar başvurularını, isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla, isterlerse diledikleri bir başvuru merkezine başvurabilecek.

ÖSS'ye girecek adayların kılavuzda belirtilen bankalardan birine 40 YTL, YDS'ye katılacak adaylar da ek olarak 10 YTL daha ödemeleri gerekiyor. Adaylar, bankaya ücreti ödedikten sonra randevu aldıkları başvuru merkezlerine giderek başvurularını gerçekleştirecekler.

ÖSS ve YDS ile meslek yüksek okullarına sınavsız geçiş için başvuru süresi 7 Nisan 2008 Pazartesi günü sona erecek.

ÖSS 15 Haziran 2008, YDS ise 22 Haziran 2008 tarihlerinde yapılacak.

Gıdalarda çok kullanılan 3 madde kansere yol açabiliyor

ABD ve İngiltere'de yasaklanan katil ürünler neler?

Gıdalarda çok kullanılan 3 madde kansere yol açabiliyor ve ölümlere neden oluyor. ABD ve İngiltere'de yasak olan sodyum benzoat, aspartam ve siklomat, Türkiye'de turşudan bisküviye kadar pek çok gıdaya konuluyor.

Gıdalara katıldığında zehirli maddelere dönüşen bu katkı maddeleri, 3 E olarak adlandırılıyor. E 221 Sodyum Benzoat, E 951 Aspartam ve E 952 Siklomat’ın daha az kullanılmaya özen gösterilmesi ve market alışverişlerinde ürünlerin üzerlerinin mutlaka okunması gerekiyor.

EGZOZ GAZINDA DA VAR

Lösemili Çocuklar Vakfı’nın (LÖSEV), 3 ayda bir çıkardığı “Ispanak”adlı dergi, bu konuda bir araştırma yaparak, katkı maddesi kullanan insanları uyarmaya çalıştı. Bu üç katkı maddesiyle ilgili verilen bilgiler şöyle: Benzoik asitten oluşan Sodyum Benzoat kolalı ve gazlı içeceklerde, hazır turşu ve soslarda, bazı bisküvi ve alkolsüz içeceklerde küflere karşı koruyucu olarak kullanılıyor.

Bu madde, sitrik asit ile birleşerek Benzen’e dönüşüyor. Benzen sigara ve egzoz gazında da bulunan bir kanserojen madde. Dünyada birçok bilimsel merkez benzoatlarla ilgili çalışmaları geliştirmiş ve bunlar sonuçlanana kadar kullanılması önerilmiyor. AB maddenin kullanımına sınır getirdi. Türkiye’de ise birçok gıda maddesinde yer alıyor. Ancak miktarları konusunda yapılan bağımsız denetimler hakkında bir bilgi bulunmuyor.

ALZHEIMER’A YOL AÇIYOR

Suni bir tatlandırıcı olan aspartam, çay şekerinden 200 kat daha tatlandırıcı bir madde. Aspartamın içinde bulunan fenil alanin ve metanol, vücutta bağırsaklardan emildikten sonra çok zehirli bir madde olan formaldehite dönüşüyor. Formaldehit kanserojen olarak biliniyor ve piyasada diyet içeceklerde, sakızlarda, şekerlerde, hazır gıdalarda, bir çok diyet ürününde, soslarda bulunuyor.

40 mg/kg dozu aşıldığında hamile kadınlarda düşüklere, beyin anomalilerine, zeka geriliklerine yol açıyor ve ileri yaşlarda Alzheimer hastalığına da neden oluyor. Kısa dönemde dikkat dalgınlığı, geçici hafıza kayıpları, görme bozuklukları ve kronik yorgunluk sendromu ortaya çıkabiliyor. Araştırmalarda aspartamın vücuttaki serotonin maddesini etkileyerek davranış bozukluklarına neden olduğu gösteriliyor. Uzun dönemde ise lösemi, lenf kanseri ve böbrek kanserlerine neden olabiliyor.

TÜRKLER'İN GÜNAHI NE?

Siklomat ise içeceklerde ve diyet ürünlerinde kullanılan çok kuvvetli bir suni tatlandırıcı. Yüksek dozda ve uzun süre alındığında hayvanlarda mesane kanserine, farelerde kromozom anomalilerine yol açıyor. ABD ve İngiltere’de yasaklanmasına rağmen Türkiye’de kullanılıyor.

TARIM İLAÇLARI KESİN KANSER YAPIYOR

Hacettepe Üniversitesi Kanser Kurumu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Güllü, katkı maddelerinin bilim camiası olarak hiç birini sevmediklerini söyledi. Güllü, “Bu maddelere onkologlar asla sıcak bakmazlar ve uyarırlar. Ama özellikle bu üç katkı maddesi için elimizde bir bilimsel kanıt olması gerekiyor. En azından bin kişinin bu maddeler için 10 yıl denetlenmesi gerekiyor. Elimizde böyle bir çalışma yok. Kesin konuşamayız ama ‘kanser yapabilir’ diyebiliriz" dedi.

Güllü, tarım ilaçlarının kesin kanser yaptığını belirterek, insanların bu katkı maddelerini içeren ürünleri tercih etmemeleri gerektiğinin vurgusunu yaparak, “Her şey orijinal, organik haliyle tüketilmeli. Suni gübreyle yetiştirilmiş gıdalardan da yemesinler. İçeriğine baksınlar ve mümkünse almasınlar. Konserve de tercih edilmemeli" dedi. Diğer ülkelerde yasaklanan maddelerin Türkiye’de kullanılmasına ilişkin de “Bunun başka bir yolu varsa biz de kullanmayalım. Onlar istemiyorlar ve kullanmıyorlar. Ya da o maddelerin yerine kullanılacak başka bir yol buldular. O yolu biz de bulalım" diye konuştu.samanyoluhaber

Kapatma davasının ekonomiye faturası büyüyor

AK Parti hakkında açılan kapatma davasının yol açtığı siyasi belirsizliğin ekonomi üzerindeki tahribatı giderek büyüyor. Son günlerde bono-tahvil ve hisse senedi piyasasından 6 milyar dolara yakın yabancı çıkışı olurken döviz kurları yüzde 10'a yakın arttı.

Dün akşam saatlerinde gelen iki kötü haber moralleri daha da bozdu. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's, Türkiye'nin kredi notu-nu düşürdüğünü açıkladı. Uzmanlar, S&P'nin açıklamasındaki 'artan kısa vadeli siyasi belirsizlik' vurgusunun Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasını kabul etmesine işaret ettiğini kaydetti.

Mart ayı fiyat artışları ise enflasyon canavarının ayak seslerini hatırlattı. Buna göre, üretici fiyatları geçen ay yüzde 3,17 artarak uzun bir aradan sonra yıllıkta yüzde 10,5 ile yeniden çift haneye çıktı. Tüketici fiyatlarındaki artış da yüzde 0,96 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon TÜFE'de ise yüzde 9,15'e yükseldi. Ekonomistler, geçen ay artan döviz kurlarının fiyatlara yansıdığını belirtiyor. Sanayici ve üreticilerin kurdaki yükselişi fiyatlara yansıtması sebebiyle geçen ay imalat sanayii fiyatları yüzde 3,99 arttı. Üfe'deki büyük artışı endişe verici bulan HSBC stratejisti Fatih Keresteci, "Art arda olumsuz haberler mali piyasalarda sert satış baskısına yol açıyor." Bear and Stearns ekonomisti Tim Ash ise notun düşürülmesi ve enflasyon verilerini 'olumsuz' bulurken, şu yorumu yaptı: "Bütün bunlar Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapma imkanını azaltıyor. Eğer liranın değer kaybetme eğilimi sürerse, Merkez Bankası faizleri artırmak zorunda kalabilir."

Kredi notunun düşürülmesi ve enflasyon cephesinden gelen kötümser haberler, piyasaları vurdu. Seansın kapanmasından 5 dakika önce gelen açıklamadan sonra Borsa hızla geriledi. Güne yüzde 1 artışla başlayan İMKB, yüzde 2 düşüşle 40 bin 160 puandan kapandı. Dolar tekrar 1,30, Euro da 2 YTL'nin üzerine tırmandı. Faiz de yüzde 18,36'ya çıktı.zaman

Web Stats