Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Haberin varmı ?

3 tane "65 yaş" etiketli yazı bulundu "65 yaş" tagli diger ogeler resimler , videolar

Prim ödeme gün sayısı 7 bin 200 olarak netleşti

faruk çelik Prim ödeme süresini azaltan sosyal güvenlik yasasının ilk bölümü Meclis’te kabul edildi. Yeni çalışanlar için aylık oranı yüzde 2 olacak

Çalışma hayatında köklü değişiklikler getiren Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nın birinci bölümü TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 

Tasarının 69. maddesinde yapılması düşünülen, “Prim ödeme gün sayısının 7 bin 200’e düşürülmesine” yönelik sosyal taraflarla varılan mutabakat kapsamında, tasarının daha önceki maddelerinin de buna uyumlu hale getirilmesine dönük olarak AKP’den gelen önergeler kabul edildi.  Öte yandan bazı kesimlerin tepki gösterdiği aylık oranını düşüren, bazı iş kollarında yıpranma payını kaldıran  maddeler de Meclis’ten geçti.

Tasarıda 9 bin olan SSK’lıların yaşlılık ve malullük aylığını hak etmesi için gereken prim ödeme gün sayısı, 7 bin 200’e düşürüldü. Sigortalıların prim gün sayısını doldurdukları tarihte geçerli olan yaşta emekli olmalarına imkan sağlayan değişiklik de kabul edildi.

Buna göre prim ödeme gün sayısını dolduran bir sigortalı, aylık bağlanması için 65 yaşını beklemeyecek, 7 bin 200 günü tamamladığı tarihteki yaş şartına göre emekli olabilecek.

Yeniden çalışana kesinti

Aylık bağlama oranı, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk kez sigortalı olanlar için, çalıştığı her 360 günün yüzde 2’si olarak uygulanacak. Yani çalışanlar her yıl emekliliği için prime esas kazançlarının yüzde 2’sini biriktirecek. Buna göre, örneğin 30 yıllık bir çalışan emekli olduğunda aktif görevdeki aylığının (30 x yüzde 2) yüzde 60’ını alacak. Aylık bağlama oranı, yüzde 90’ı geçemeyecek.

Özür durumuna göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9 bin günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9 bin gün ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın yüzde 60’a bölünmesiyle hesaplanacak. Aylık bağlama oranı yüzde 50’yi geçemeyecek.

Tarımsal faaliyette bulunanlar hariç, yeniden çalışmaya başlayanların  yaşlılık aylığı kesilecek. Bu kişilerden prime esas kazançları üzerinden kısa ve uzun vadeli sigorta kolu primi ile genel sağlık sigortası primi alınacak.

 ‘Yıpranma’ sınırlandı

‘Yıpranma payı’ olarak bilinen fiili hizmet zammı, gazeteci ve milletvekillerinin de aralarında bulunduğu bazı iş kollarında kaldırılacak. Gazeteciler, milletvekilleri, PTT dağıtıcıları, İnfaz Koruma Memurları, Tarım Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında görev yapanlar, Devlet Tiyatrosu Sanatçıları, Hava Yollarındaki Uçucu Personel, Lokomotif Makinistleri, Gemi Adamları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası üyeleri de fiili hizmet zammından yararlanamayacak. Bu kişiler için kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kazandıkları süreler emeklilik yaşından düşecek.

TSK, emniyet ve MİT mensupları ile dalgıçlar, radyoaktif maddelerle yapılan işlerde çalışanlar, asit üretimi yapılan yerlerde, demir ve çelik fabrikalarında ve kurşun izabe fırınlarında çalışanlar bir yılda 90 gün fiili hizmet zammından yararlanacak.

Meclis yasanın ikinci kısmıyla ilgili önergeleri bugün görüşecek.

Malullük oranı %60

Yasadaki diğer düzenlemeler şöyle:

-  Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya, hastalık veya analık hallerinde ortaya çıkan iş görememezlik süresince, günlük iş görememezlik ödeneği verilecek.

-  Emzirme ödeneğinden sigortalı kadın, sigortalı erkeğin çalışmayan eşi ile BAĞ-KUR’lular yararlanacak. Bu kişilere, çocuğun yaşaması şartıyla SGK tarafından belirlenen tarife üzerinden ödeme yapılacak .

-  Tasarıda yer alan evlenme yardımından yararlanacak “eş ve kız çocuklar” ibaresi değiştirildi. Buna göre, sadece kız çocukları, aylık veya gelirinin 2 yıllık tutarı kadar evlenme yardımı alacak.

-  Emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan güncelleme katsayısı, yıllık TÜFE ile o yılın GSYİH büyüme hızının yüzde 30’unun toplamına bir tam sayının eklenmesiyle bulunacak.

-  Ölüm aylığından yararlanmak için devlet memuru ve BAĞ-KUR’lularda, en az 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeme şartı aranacak. 

-  SSK’lı, BAĞ-KUR’lu ve kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren devlet memuru olanlar, meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60 ’ını kaybetmeleri durumunda malul sayılacak.

Yasa geçti, IMF yarın Türkiye’de

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal güvenlik reformu yasalaşmadığı için tamamlanamayan 7. gözden geçirmeyle birlikte 8 ve 9. gözden geçirmeleri de içerecek görüşmelere başlanması için Uluslararası Para Fonu’nu (IMF) Türkiye’ye davet etti.

Hazine Müsteşarlığı’ndan yapılan açıklamada IMF heyetinin Ankara’daki resmi görüşmelerine 4 Nisan’da başlayacağı belirtildi.

Çelik: 65 yaştan önce emekli olunacak


Sosyal güvenlik reformu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Çalışma Bakanı Çelik, prim gün sayısını dolduranların 65 yaşını beklemeden emekli olabilmesine imkan tanıyacaklarını açıkladı. Çelik, “Herkesin evet diyeceği bir düzenlemeyi getireceğiz” dedi.

Uzlaşılan maddeler arasında yer almamakla birlikte tasarının 65 yaşla ilgili maddesi Emek Platformu’nun isteği doğrultusunda önergeyle değiştirilecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, “prim gün sayısını dolduranlar hangi yaşta ise emekliliği o yaşta emekli olacak, önergeyle bunu yapacağız” dedi.

Yeni düzenlemeyle 7200 günlük prim süresini dolduranlar emeklilik yaşını da doldurduğunda 65 yaşı beklemeden emekli olabilecekler. Önergeler doğrultusunda ayrıca aylık bağlama oranı mevcut çalışanlar için ilk 10 yıl için yüzde 3, sonraki yıllar içinse yüzde 2 olarak düzenlenecek.

Bakan Çelik, fiili hizmet zammı kapsamının nasıl belirlendiğini araştırdıklarında, bunun, çok ciddi siyasi müdahalelerle belirlendiğini gördüklerini ifade ederek, “Bir bölgenin bakanı, o bölgedeki herhangi bir meslek grubu çalışanlarını, fiili hizmet zammı kapsamına almış” dedi.

235 YTL İLE 3 ÇOCUĞA NASIL BAKILIR?

Emek Platformu ile büyük ölçüde uzlaşma sağlanmasına karşılık muhalefet eleştirilerini sürdürdü. CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu, “Sayın bakan 235 YTL ile üç çocuğa nasıl bakılacağı mucizesini göstersin. O zaman işçiler taleplerinden vazgeçip üç çocuk yapıp onlara bakarlar” diye konuştu.

BABASI DA BU YASAYA KARŞI

CHP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Bayram Meral ise bu konunun 54. Hükümet döneminde de gündemde olduğunu anımsatarak, “Ben o dönem Türk-İş Başkanıydım, burada oturan arkadaşlar da Saadet Partisi milletvekiliydi. Beraber ‘emekliliğe hayır’ derdik. Bunun adına ‘nereden nereye’ derler” ifadelerini kullandı.

Meral, “Şurada oturan sayın bakan ve ekibi o zaman protesto ediyorlardı mezarda emekliliği, şimdi yaptığı iş hoşuna gitmiyor niye gülsün. Sorsun babasına o da bu yasaya karşı” diye konuştu.

Emekli aylıklarının çok yüksek olduğunun söylediğini ifade eden Meral, “Siz kimin ağzıyla konuşuyorsunuz?” diye sordu. Meral, Avrupa’da emekli olanların, Türkiye kıyılarında tatil yaptığını dile getirerek, Türkiye’deki emeklilerin ise ya Milli Piyango bileti sattığını ya da bekçilik yaptığını kaydetti.

MİLLETVEKİLLERİ İLGİ GÖSTERMEDİ

Milyonlarca çalışanı ilgilendiren Sosyal Güvenlik reformunun Meclis’teki görüşmelerine milletvekillerinin ilgisi azdı. Genel kurula katılan ancak kendi aralarında konuşan milletvekilleri Meclis başkanvekili Meral Akşener tarafından sık sık uyarıldı.

EMEK PLATFORMU: ISRARLIYIZ

Emek Platformu Dönem Sözcüsü ve Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu da yaptığı açıklamada, platformun yasa tasarısı üzerindeki tüm taleplerinde ısrarlı olduğunu vurgulayarak, “Emek Platformu, taleplerini, tasarının TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi sürecinde aktif olarak talep ve takip edecektir” dedi.

Kumlu, “Emek Platformu, mevcut yasalar uyarınca fiili hizmet zammından yararlanan çalışanların, bu haklardan yararlanmayı sürdürmeleri dahil tüm taleplerinde ısrarlıdır” diye konuştu.

ÇELİK: REFORM TASARISI GELECEĞE DÖNÜK

Çelik, tasarının 1. bölümü üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını da yanıtladı.

Çelik, Türkiye’deki, sosyal güvenliğin durumuna neşter atılması gerektiğini belirterek, “Burada da akılcı ve bilimsel yolu kullanmalıdır. Türkiye, bu düzenlemeyi geleceğe dönük yapıyor” dedi.

Çelik, emeklilik yaşının 65’e yükseltilmesine yönelik eleştirileri yanıtlarken, 2010, 2015 yılında işe giren vatandaşların, prim gününü doldurdukları yaş neyse, o zaman emekli olacaklarını söyledi.

Çelik, “Yani 2015 yılında işe başlayan bir vatandaşımız, 7 bin 200 gün çalışınca, bu vatandaşımız 2035 yılına gelmiş bulunuyor. 2035 yılında ise emeklilik yaşı, şu anda uygulanmakta olan 60 yaştır” dedi.

CHP’Lİ SERTER’DEN ELEŞTİRİ

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, yaptığı konuşmada, tasarıyla, sosyal devlet anlayışının yavaş yavaş dışlandığını ifade ederek, devletin, “hizmet sunan” konumundan, “hizmet satan” konumuna getirilmekte olduğunu söyledi. Serter, “Sosyal devletin, ‘baba devlet’in koruyucu elinin yavaş yavaş kitlelerin üzerinden çekilip, yerine ‘tüccar devlet’ anlayışının hakim kılınmaya çalışıldığını görmekteyiz” dedi.

Tasarıda kadınlara yönelik yer alan düzenlemeleri eleştiren ve AK Parti’li kadın milletvekillerini duyarlı olmaya çağıran Serter, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hazırladığı kitapçıkta, “65 yaşın uygulamaya geçeceği dönemde kadının ortalama ömrü 85 yıl olacak” denildiğini belirtti. Bu durumu, “trajikomik saptama” diye niteleyen Serter, şöyle konuştu:

“Bu neye benziyor? Vahşi kapitalizm döneminde, Darwin’in meşhur doğal seleksiyon yasasını insanların üzerine uyguladılar sosyal Darwinizm diye... Ve dediler ki kalan sağlar üzerinde insan nesli üresin... Bu da bir sosyal Darwinizm’dir. Kalan sağlar emeklilik hakkından istifade edebilecektir. Ölen kadınların, yıprandıkları için sakat kalanların, malul olanların yaşama hakkını gasp etmekte olduğunuza dikkat çekiyorum.”

“REFORM DEĞİL, DEFORME ETMEK”

ÖDP Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, tasarının, bir reform değil, deforme etmek olduğunu savundu. Düzenlemenin, sosyal güvenlikte hak kayıpları ve tahribatlara neden olacağını ifade eden Uras, tasarıyı, “sosyal devleti tasfiye edecek bir düzenleme” şeklinde değerlendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “3 ayda bir toplamasının zorunlu olduğu Ekonomik ve Sosyal Konseyi, 27 ay sonra toplamayı akıl ettiğini” savunan Uras, konseyin, tasarı Meclis’e sunulduktan sonra, göstermelik bir şekilde toplandığını öne sürdü.

Sosyal güvenlik sisteminde açık bulunmadığını, aktarılan kaynağın kara delik olmadığını kaydeden Uras, sosyal güvenlik açığının değil, eksiğinin bulunduğunu vurguladı.

Görüşmeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bir süre takip etti.

Tasarının 2. maddesi üzerinde verilen önergelerin görüşülüp, reddedilmesinden sonra TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi 1 Nisan Salı günü saat 15.00’de toplanmak üzere kapattı. ntvmsnbc

2000 yılından sonra sisteme giren kaç yaşında emekli olacak?

 

Bakan Çelik Sosyal Güvenlik Yasası'nı anlattı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini ifade ederek, yasanın yürürlük tarihi konusunda, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa" dedi.

Çelik, AA'ya yaptığı açıklamada, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı konusunda, uzlaşmadan yana tavır koyduklarını, ilk günden sosyal taraflara anlattıklarını söyledi.

Bazı kesimlerin bu konudaki tavırlarını bilmedikleri için sürecin uzlaşmasız işletileceği veya göstermelik bir uzlaşma arayışında olunacağını zannettiklerini ifade eden Çelik, bu çerçevede, bütün  süreçlerde sosyal tarafları ihmal etmediklerini dile getirdi.

Yasa tasarısının çok ciddi ana parametreleri bulunduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

"Bu yasa ülkenin geleceğini ilgilendiriyor. Herkesin katkı sağlaması gerekiyor. Bunun görmemezlikten gelmek çok büyük yanlış olur. Durumu kurtaralım diye bir bakış açısı, Türkiye'nin geleceğini karartır. Bu karanlık günleri Türkiye yaşadı. Şu anda sosyal güvenlikle ile ilgili yaşadığımız sıkıntıların altında, yoksullukla ilgili sıkıntıların altında geçmişte sosyal güvenlikte alınan popülist karaların büyük etkisi var.

Yasa tasarısıyla ilgili bugüne kadarki süreçlerde katkıları her defasında ilaveye dönüştürdük. Çünkü onlar işçi kesimini, çalışanları temsil ediyorlardı. Biz de aslında onlarla paydaştık, biz de bakanlık olarak çalışanların mümkün mertebe bu reform çerçevesinde mağdur olmamaları gerektiği düşüncesiyle esneyebildiğimiz kadar, yasayı esnetebileceğimiz kadar esnetmeden yana tavırda olacağımızı söyledik.

Genel kurul safhasında da buna açık olduğumuzu söyledik. Genel kurul safhasından sonra da bulunursa eksiğimiz, noksanımız onları da süreçte tamamlarız diye samimi bir şekilde söyledik. Buna inanmayanlar oldu belki ama büyük ölçüde samimiyetimize de inanıldı. Bu son süreçte, bizim çalışanlardan yana tavır koyduğumuzu arkadaşlarımız çok daha iyi gördüler. Gerçekten de önemli düzenlemeler yapıldı, bunları birlikte yaptık. Sosyal tarafların dört dörtlük, yüzde 100'lük bir mutabakat talebi olmasını saygıyla karşılıyorum ama bunun olmayacağını bir yerde biliyoruz. Onların taleplerinin benim tarafımdan yüzde 100 karşılanması nasıl mümkün değilse, benim taleplerimin de yüzde 100 onlar tarafından karşılanması mümkün değildir."

-TASARIDA GELİNEN SON NOKTA-

Çelik, aylık bağlama oranı konusunda çalışılan süreye göre değişen yüzde 1,5, 2,5, 3,5 gibi farklılıklar olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen sosyal güvenlik kurumlarında da farklı uygulamalar bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin gerçeklerini dikkate alarak aylık bağlama oranını yüzde 2 ile sınırladıklarını anlatan Çelik, halen çalışan, SSK ve Bağ-Kur'lulardan 3600 gün yani 10 yılı doldurmayanların aylık bağlama oranını yüzde 3 olarak belirlediklerini ifade etti. Çelik, şöyle konuştu: "Uzun vadede yüzde 2'lik orandan da istifade edecekleri için bir hak kaybı olmasın dedik. Bu kapsamdakilerin aylık bağlamada bir zarara uğramamaları ve mağduriyet oluşmaması için düzenlemeye gitti. Halen 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl, 9 yıl çalışmış vatandaşımızın aylık bağlama oranı 3,5 diye hesaplanırken birden 2'ye düşmesi psikolojik sorun da yaratabilirdi. Bunu da dikkate alarak, sosyal devlet olmanın sorumluluğuyla bunu 3600 güne, yani 10 yıla kadar yüzde 3 olarak belirledik. 10 yılı tamamladıklarında da aylık bağlama oranları yüzde 2 olacak. 25 yıldan sonra çalışsalar aylık bağlama oranı yüzde 1,5'tu. Burada da yüzde 2 olacak. Orada da artıları var." Prim gün sayısının 9 bin olması konusunda işçilerin, kamu çalışanlarında olduğu gibi iş güvencelerini bulunmadığı konusunda değerlendirmeler yapıldığını belirten Çelik, bunu 50 ve 100'er günlük kademeler şeklinde yapmayı önerdiklerini, ancak bunun anlaşılamadığını ifade etti. Çelik, bu konuda bakanlık olarak çalışanları rahatlatacak düzenleme yapmayı kararlaştırdıklarını ve 7 bin 200'ü önerdiklerini bildirdi. Çelik, "Sendikaların talepleri de zaten o istikametteydi. 7 bin 200 olmasının sebebi tam 20 yıla karşılık geliyor" dedi.

Yetim kız çocuklarına verilen evlenme yardımının kendileri içinde bir sorun olmadığını ve yetim kızlardan bir şey kesmek amaçlarının bulunmadığını söyleyen Çelik, 24 aylık evlilik ödeneği uygulamasında istismarlar yaşanması nedeniyle, bu konuda düzenleme yapma niyetinin ortaya çıktığını dile getirdi. Çelik, "Yetimden kıskandığımız için değil, suistimallere konu olmasın düşüncesiyle böyle bir düzenleme yapmıştık. O da bizim için makul bir talepti" diye konuştu.

-"65 YAŞ BU TASARININ ÇOK CİDDİ BİR PARAMETRESİ"-

Çelik, 65 yaşla ilgili talepler konusunda, "Yaş bu yasanın çok ciddi bir parametresidir. Onda esneme yapamayacağımızı söyledik. Onlar ısrar ettiler. Birkaç saat bu konuyu tartıştık. Fakat prim gün sayısında olabilir ama yaşta olamaz dedik" dedi.

Güncelleme katsayısı konusunun, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı neticesinde gündemlerine girdiğini anlatan Çelik, gelişme hızında emeğin payı ne kadarsa o oranda düzenleme yapmayı öngördüklerini belirtti.

Çelik, "Bu oran TÜİK'in açıklamalarına göre yüzde 26,3, biz bunu 30'a çıkardık. '4-5 puan nedir' diyorlar. 4-5 puan emekli maaşına 5 puan yansımadır. Efendim, 'bunu daha yükseltelim deniyor'. Türkiye'de şu anda çalışan 15 milyon kişi var. Ama Türkiye'de 70 milyon insan var. Geride 55 milyon vatandaşımız daha var. Yüzde 100'ünü buraya verin bir talep olabilir, buna saygı duyduk. Ama sosyal devletin bütün gelişme hızını bu tarafa aktarmak gibi bir bakış açısı doğru olmaz. Objektif ve bilimsel kriterler çerçevesinde hareket etmemiz gerekirdi" diye konuştu.

-FİİLİ HİZMET ZAMMI-

Fiili hizmet zammına ilişkin taleplerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Çelik, şunları kaydetti: "Fiili hizmet zammı konusunda bu kapsama girenlerin nasıl girdiklerini sorduk arkadaşlara. Filan bakan 'Eskişehirliydi pancarla ilgili şeyler girdi, filan bakan Kütahyalıydı azottakiler alındı'. Yani bu şekilde bilimsel bir veriye dayanmayan bir tablo vardı. Kalıcı bir şey yapıyoruz, kalıcı şeyin de ispat edilir, inandırıcı bilgilerle donanması gerekir. Bunu yaptık. Bize geçerli bir izahat yapılsın hemen dahil etmeye hazırız. Sosyal hayatımızı ilgilendiren konularda sonuna kadar açık davrandık ama kapıyı açamayacağımız ana parametreler vardı, açabileceklerimiz vardı. Açabileceklerimizde de işçiden, çalışandan yana tavrımızı net şekilde koyduk."

-PRİM GÜN SAYISINDAKİ AZALMA-

Prim gün sayısındaki azalmanın ana parametreler açısından ciddi bir sorun oluşturmayacağını söyleyen Çelik, işçilerin daha kısa zamanda emekliliği hak etme imkanı elde edeceklerini dile getirdi. Çelik, bunun ana parametreleri bozmadığını çünkü 2000 yılından sonra sisteme girenlerin 60 yaşında emekli olacaklarına işaret etti. Çelik, "Dolayısıyla yaş sınırı zaten olduğu için sistem içerisinde öyle veya böyle kalacaktır vatandaşımız. 20 yılımı doldurdum diye bırakacak değil. Yine çalışacaktır. Çalıştıkça, prim ödedikçe geliri daha da

artacaktır" dedi.

-YÜRÜRLÜK TARİHİ-

Tasarıyı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini belirten Çelik, yasanın yürürlük tarihine ilişkin de bilgiler verdi. Çelik, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru

yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa" diye konuştu.

Çelik, tasarıda bundan sonra bir değişikliğin söz konusu olup olamayacağı yönündeki soru üzerine, şunları kaydetti:

"Yararlı değerlendirmelere her zaman açık olacağız. Çünkü bu hepimizin çocuklarını ilgilendiren bir yasa. Ama burada ana parametreleri, ileriye dönük projeksiyon çalışmalarını sarsıcı, onlardaki hedefleri ortadan kaldırıcı düzenlemeler değil bunlar. Sanki bu projeksiyonlarla sosyal güvenlik açıklarını sıfırlamak istiyormuşuz gibi şeyler söyleniyor. Öyle bir hedefimiz yok. Türkiye, sosyal güvenlik açıklarını sürdürülebilir bir noktada tutmak istiyor. Şu anda artarak ve katlanarak gidiyor.

Arkadaşlarımız ufak bir sahip çıktılar 1,5 katrilyon liralık bir tasarruf sağladık. Beklenenden daha düşük bir açık sağladık. 26,5 katrilyon lira beklenirken 25 katrilyon lira gerçekleşti. Ufak bir ilgi... Bu yıl daha çok ilgileneceğiz. Devlet bu tasarıyla her yıl toplanan primlerin dörtte bir kadar sisteme katkı sağlayacak. Bunları da dikkate aldığımız zaman Türkiye artık sosyal güvenlik açıklarıyla konuşulmayacak."vatan

Web Stats