| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Haberin varmı ?

5 "anayasa mahkemesi" etiketi kullanan gönderi "anayasa mahkemesi" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kapatma davasının ekonomiye faturası büyüyor

AK Parti hakkında açılan kapatma davasının yol açtığı siyasi belirsizliğin ekonomi üzerindeki tahribatı giderek büyüyor. Son günlerde bono-tahvil ve hisse senedi piyasasından 6 milyar dolara yakın yabancı çıkışı olurken döviz kurları yüzde 10'a yakın arttı.

Dün akşam saatlerinde gelen iki kötü haber moralleri daha da bozdu. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's, Türkiye'nin kredi notu-nu düşürdüğünü açıkladı. Uzmanlar, S&P'nin açıklamasındaki 'artan kısa vadeli siyasi belirsizlik' vurgusunun Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasını kabul etmesine işaret ettiğini kaydetti.

Mart ayı fiyat artışları ise enflasyon canavarının ayak seslerini hatırlattı. Buna göre, üretici fiyatları geçen ay yüzde 3,17 artarak uzun bir aradan sonra yıllıkta yüzde 10,5 ile yeniden çift haneye çıktı. Tüketici fiyatlarındaki artış da yüzde 0,96 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon TÜFE'de ise yüzde 9,15'e yükseldi. Ekonomistler, geçen ay artan döviz kurlarının fiyatlara yansıdığını belirtiyor. Sanayici ve üreticilerin kurdaki yükselişi fiyatlara yansıtması sebebiyle geçen ay imalat sanayii fiyatları yüzde 3,99 arttı. Üfe'deki büyük artışı endişe verici bulan HSBC stratejisti Fatih Keresteci, "Art arda olumsuz haberler mali piyasalarda sert satış baskısına yol açıyor." Bear and Stearns ekonomisti Tim Ash ise notun düşürülmesi ve enflasyon verilerini 'olumsuz' bulurken, şu yorumu yaptı: "Bütün bunlar Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapma imkanını azaltıyor. Eğer liranın değer kaybetme eğilimi sürerse, Merkez Bankası faizleri artırmak zorunda kalabilir."

Kredi notunun düşürülmesi ve enflasyon cephesinden gelen kötümser haberler, piyasaları vurdu. Seansın kapanmasından 5 dakika önce gelen açıklamadan sonra Borsa hızla geriledi. Güne yüzde 1 artışla başlayan İMKB, yüzde 2 düşüşle 40 bin 160 puandan kapandı. Dolar tekrar 1,30, Euro da 2 YTL'nin üzerine tırmandı. Faiz de yüzde 18,36'ya çıktı.zaman

AK Partinin yedek partisi GTP mi?

tp erdoğan  

Erdoğan, hafta sonu Edirne'de gizlice Tuna Bekleviç ile buluştu

Anayasa Mahkemesi'nin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın açtığı davada AKP'yi kapatabileceği ihtimalinin ağır bastığını gören Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, `yedek parti' için harekete geçtiği ileri sürüldü. Erdoğan'ın hafta sonu Güçlü Türkiye Partisi (GTP) Genel Başkanı Tunra Bekleviç ile Edirne'de bu amaçla görüştüğü belirtildi.

 

Erdoğan, cumartesi günü AKP Edirne İl Gençlik Kolları kongresine katıldı. GTP Genel Başkanı Tunra Bekleviç de AKP'lilerden aldığı davetle Edirne'ye geldi. 22 Temmuz 2007 seçimlerine katılma hakkı eden ancak bu hakkını kullanmayan GTP'nin Edirneli olan ve seçimde bu ilden bağımsız milletvekili adaylığını koyan Tuna Bekleviç, Erdoğan'la randevu yeri olan Edirne Valiliği'ne gitti. Kongre sonrası ilin sorunları hakkında brifing alacağı ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle görüşeceği belirtilen Erdoğan da Edirne Valiliği'ne geldi.

 

VALİLİKTE BULUŞMA

 

AKP'lilerin, Erdoğan'la görüşme randevusu verdiği Tuna Bekleviç binaya gazetecilerin beklediği protokol kapısı yerine, vatandaşların kullandığı kapıdan Edirne Valiliği'ne giriş yaptı. Bir üst kata çıkan Bekleviç, doğruca valilik makamının bulunduğu kata alındı.

 

Başbakan Erdoğan ile Tuna Bekleviç, burada bir süre görüştü. Görüşmede, daha önce AKP'ye katılma eğiliminde olan GTP'nin durumu ve AKP'nin kapatılma davasının olası sonuçları ele alındı.

 

Erdoğan- Bekleviç görüşmesi uzayınca, kapıda bekleyen Edirne Belediye Başkan Vekili Namık Kemal Döneleken, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ümit Mıhlayanlar, Esnaf Odaları Birlik Başkanı Emin İnağ, Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Yardımcı içeri alınmadı. Bazı sivil toplum örgütü temsilcileri de Başbakan Erdoğan'la görüşemediklerini söyleyerek valilikten ayrılırken, Bekleviç ile görüşmesini tamamlayan Erdoğan, bazı sivil toplum örgütü temsilcileriyle görüştü.

 

BİRLİKTE UÇTULAR

 

Başbakan Erdoğan ile GTP Genel Başkanı Tuna Bekleviç, Edirne'den İstanbul'a helikopterle birlikte yolculuk yaptı.

 

Edirne Valiliği'ndeki buluşmadan sonra Tuna Bekleviç, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala'nın makam otomobiliyle helikopterin bulunduğu Şükrapaşa Stadı'na gitti. Başbakan Erdoğan da valilikte görüşmeleri tamamladıktan sonra makam otomobiliyle Şükrüpaşa Stadı'na geldi. Erdoğan ve Bekleviç, buradan aynı helikopterle İstanbul'a giderken yol boyu durum değerlendirmesi yaptı.

 

BEKLEVİÇ, DOĞRULADI

 

GTP Genel Başkanı Tuna Bekleviç, konuya ilişkin DHA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Başbakan Erdoğan ile Edirne'de buluştuğunu ve sonra da İstanbul'a birlikte gittiklerini doğruladı.

 

AKP'nin kapatılması halinde GTP'nin yedek parti olarak bekletilip betletilmeyeceği konusunda yorum yapmak istemeyen Tuna Bekleviç, "Ülkede yaşanan son siyasi gelişmeleri değerlendirdik. Partiyi kapatıp, AKP'ye katılmamız söz konusuydu. Ama bundan vazgeçtik" demekle yetindi.

 

AKP DAVASININ SONUCU BEKLENECEK

 

GTP Genel Başkanı Tuna Bekleviç, bir süre önce AKP'nin üst düzey yöneticileri ile görüşmüş ve partiyi kapatarak katılma yönünde fikir alışverişinde bulunmuştu.

 

Son gelişmelerden sonra Erdoğan'ın, Tuna Bekleviç'ten, GTP'yi kapatmamalarını istediği ileri sürüldü. AKP'lilerin, Anayasa Mahkemesi'ndeki dava sonucunda partilerinin kapatılması ihtimaline karşı GTP'nin `yedek parti' olacağını söyledikleri belirtildi.

 

Refah Partisi'ne karşı Anayasa Mahkemesi'nde açılan kapatma davası görüşülürken Necmettin Erbakan tarafından İsmail Alptekin'e `yedek parti' olarak Fazilet Partisi kurdurulmuştu.vatan

AK Parti'ye kapatma davası kabul edildi

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sunulan iddianamenin kabulüne karar verildiğini bildirdi.

Anayasa Mahkemesi heyeti, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davayla ilgili iddianamenin ön incelemesini yapmak üzere toplandı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve üyeler, saat 10.00'da toplantı salonuna geçtiler. Heyet, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davada, iddianamenin ön incelemesini tamamladı. İnceleme sonucunda mahkeme iddianameyi kabul etti.

İddianame ön savunmasını yapması için AK Parti'ye gönderilecek. AK Parti yasal olarak 1 ay içinde ön savunmasını verecek. Ek süre talebinde bulunulursa bunu da Anayasa Mahkemesi değerlendirecek.

 

SORU ALMADI

 

Başkanvekili Paksüt, açıklamanın ardından soru almayacaklarını belirterek, ''Soru veya yorum yapılmamasını özellikle rica ediyorum'' diye konuştu.

 

İLK TEPKİLER

 

CHP'de Onur Öymen, "Yargıya saygı duymalıyız..." derken, MHP'li Cihan Paçacı ise "Esas olan Yargıtay cumhuriyet başsavcısının müracaatıdır. Bundan sonraki bölüm hukuki prosedürden ibarettir. Red edilse bile tamamlanarak yüce mahkemeye verilecekti zaten. Yüce mahkeme kararını verecektir ve bu karara herkes saygı duymalıdır." dedi.  

 

1 AY İÇİNDE ÖN SAVUNMA

 

Bu aşamadan sonra ön savunmasını yapması için iddianame AK Parti'ye gönderilecek. AK Parti yasal olarak 1 ay içinde ön savunmasını verecek. Ek süre talebinde bulunulursa bunu da Anayasa Mahkemesi değerlendirecek.

 

Ön savunmanın Anayasa Mahkemesine verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü bildirecek.

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü AK Parti'ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama; AK Parti yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

 

ESAS HAKKINDAKİ RAPOR HAZIRLANACAK

 

Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AK Parti ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

 

Raporun, Anayasa Mahkemesinin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar.

 

AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

 

11 OYUN 7'Sİ YETERLİ OLACAK

 

Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.

 

Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 69. maddesine göre, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı da verebilecek. ajanslar

2000 yılından sonra sisteme giren kaç yaşında emekli olacak?

 

Bakan Çelik Sosyal Güvenlik Yasası'nı anlattı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini ifade ederek, yasanın yürürlük tarihi konusunda, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa" dedi.

Çelik, AA'ya yaptığı açıklamada, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı konusunda, uzlaşmadan yana tavır koyduklarını, ilk günden sosyal taraflara anlattıklarını söyledi.

Bazı kesimlerin bu konudaki tavırlarını bilmedikleri için sürecin uzlaşmasız işletileceği veya göstermelik bir uzlaşma arayışında olunacağını zannettiklerini ifade eden Çelik, bu çerçevede, bütün  süreçlerde sosyal tarafları ihmal etmediklerini dile getirdi.

Yasa tasarısının çok ciddi ana parametreleri bulunduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

"Bu yasa ülkenin geleceğini ilgilendiriyor. Herkesin katkı sağlaması gerekiyor. Bunun görmemezlikten gelmek çok büyük yanlış olur. Durumu kurtaralım diye bir bakış açısı, Türkiye'nin geleceğini karartır. Bu karanlık günleri Türkiye yaşadı. Şu anda sosyal güvenlikle ile ilgili yaşadığımız sıkıntıların altında, yoksullukla ilgili sıkıntıların altında geçmişte sosyal güvenlikte alınan popülist karaların büyük etkisi var.

Yasa tasarısıyla ilgili bugüne kadarki süreçlerde katkıları her defasında ilaveye dönüştürdük. Çünkü onlar işçi kesimini, çalışanları temsil ediyorlardı. Biz de aslında onlarla paydaştık, biz de bakanlık olarak çalışanların mümkün mertebe bu reform çerçevesinde mağdur olmamaları gerektiği düşüncesiyle esneyebildiğimiz kadar, yasayı esnetebileceğimiz kadar esnetmeden yana tavırda olacağımızı söyledik.

Genel kurul safhasında da buna açık olduğumuzu söyledik. Genel kurul safhasından sonra da bulunursa eksiğimiz, noksanımız onları da süreçte tamamlarız diye samimi bir şekilde söyledik. Buna inanmayanlar oldu belki ama büyük ölçüde samimiyetimize de inanıldı. Bu son süreçte, bizim çalışanlardan yana tavır koyduğumuzu arkadaşlarımız çok daha iyi gördüler. Gerçekten de önemli düzenlemeler yapıldı, bunları birlikte yaptık. Sosyal tarafların dört dörtlük, yüzde 100'lük bir mutabakat talebi olmasını saygıyla karşılıyorum ama bunun olmayacağını bir yerde biliyoruz. Onların taleplerinin benim tarafımdan yüzde 100 karşılanması nasıl mümkün değilse, benim taleplerimin de yüzde 100 onlar tarafından karşılanması mümkün değildir."

-TASARIDA GELİNEN SON NOKTA-

Çelik, aylık bağlama oranı konusunda çalışılan süreye göre değişen yüzde 1,5, 2,5, 3,5 gibi farklılıklar olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen sosyal güvenlik kurumlarında da farklı uygulamalar bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin gerçeklerini dikkate alarak aylık bağlama oranını yüzde 2 ile sınırladıklarını anlatan Çelik, halen çalışan, SSK ve Bağ-Kur'lulardan 3600 gün yani 10 yılı doldurmayanların aylık bağlama oranını yüzde 3 olarak belirlediklerini ifade etti. Çelik, şöyle konuştu: "Uzun vadede yüzde 2'lik orandan da istifade edecekleri için bir hak kaybı olmasın dedik. Bu kapsamdakilerin aylık bağlamada bir zarara uğramamaları ve mağduriyet oluşmaması için düzenlemeye gitti. Halen 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl, 9 yıl çalışmış vatandaşımızın aylık bağlama oranı 3,5 diye hesaplanırken birden 2'ye düşmesi psikolojik sorun da yaratabilirdi. Bunu da dikkate alarak, sosyal devlet olmanın sorumluluğuyla bunu 3600 güne, yani 10 yıla kadar yüzde 3 olarak belirledik. 10 yılı tamamladıklarında da aylık bağlama oranları yüzde 2 olacak. 25 yıldan sonra çalışsalar aylık bağlama oranı yüzde 1,5'tu. Burada da yüzde 2 olacak. Orada da artıları var." Prim gün sayısının 9 bin olması konusunda işçilerin, kamu çalışanlarında olduğu gibi iş güvencelerini bulunmadığı konusunda değerlendirmeler yapıldığını belirten Çelik, bunu 50 ve 100'er günlük kademeler şeklinde yapmayı önerdiklerini, ancak bunun anlaşılamadığını ifade etti. Çelik, bu konuda bakanlık olarak çalışanları rahatlatacak düzenleme yapmayı kararlaştırdıklarını ve 7 bin 200'ü önerdiklerini bildirdi. Çelik, "Sendikaların talepleri de zaten o istikametteydi. 7 bin 200 olmasının sebebi tam 20 yıla karşılık geliyor" dedi.

Yetim kız çocuklarına verilen evlenme yardımının kendileri içinde bir sorun olmadığını ve yetim kızlardan bir şey kesmek amaçlarının bulunmadığını söyleyen Çelik, 24 aylık evlilik ödeneği uygulamasında istismarlar yaşanması nedeniyle, bu konuda düzenleme yapma niyetinin ortaya çıktığını dile getirdi. Çelik, "Yetimden kıskandığımız için değil, suistimallere konu olmasın düşüncesiyle böyle bir düzenleme yapmıştık. O da bizim için makul bir talepti" diye konuştu.

-"65 YAŞ BU TASARININ ÇOK CİDDİ BİR PARAMETRESİ"-

Çelik, 65 yaşla ilgili talepler konusunda, "Yaş bu yasanın çok ciddi bir parametresidir. Onda esneme yapamayacağımızı söyledik. Onlar ısrar ettiler. Birkaç saat bu konuyu tartıştık. Fakat prim gün sayısında olabilir ama yaşta olamaz dedik" dedi.

Güncelleme katsayısı konusunun, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı neticesinde gündemlerine girdiğini anlatan Çelik, gelişme hızında emeğin payı ne kadarsa o oranda düzenleme yapmayı öngördüklerini belirtti.

Çelik, "Bu oran TÜİK'in açıklamalarına göre yüzde 26,3, biz bunu 30'a çıkardık. '4-5 puan nedir' diyorlar. 4-5 puan emekli maaşına 5 puan yansımadır. Efendim, 'bunu daha yükseltelim deniyor'. Türkiye'de şu anda çalışan 15 milyon kişi var. Ama Türkiye'de 70 milyon insan var. Geride 55 milyon vatandaşımız daha var. Yüzde 100'ünü buraya verin bir talep olabilir, buna saygı duyduk. Ama sosyal devletin bütün gelişme hızını bu tarafa aktarmak gibi bir bakış açısı doğru olmaz. Objektif ve bilimsel kriterler çerçevesinde hareket etmemiz gerekirdi" diye konuştu.

-FİİLİ HİZMET ZAMMI-

Fiili hizmet zammına ilişkin taleplerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Çelik, şunları kaydetti: "Fiili hizmet zammı konusunda bu kapsama girenlerin nasıl girdiklerini sorduk arkadaşlara. Filan bakan 'Eskişehirliydi pancarla ilgili şeyler girdi, filan bakan Kütahyalıydı azottakiler alındı'. Yani bu şekilde bilimsel bir veriye dayanmayan bir tablo vardı. Kalıcı bir şey yapıyoruz, kalıcı şeyin de ispat edilir, inandırıcı bilgilerle donanması gerekir. Bunu yaptık. Bize geçerli bir izahat yapılsın hemen dahil etmeye hazırız. Sosyal hayatımızı ilgilendiren konularda sonuna kadar açık davrandık ama kapıyı açamayacağımız ana parametreler vardı, açabileceklerimiz vardı. Açabileceklerimizde de işçiden, çalışandan yana tavrımızı net şekilde koyduk."

-PRİM GÜN SAYISINDAKİ AZALMA-

Prim gün sayısındaki azalmanın ana parametreler açısından ciddi bir sorun oluşturmayacağını söyleyen Çelik, işçilerin daha kısa zamanda emekliliği hak etme imkanı elde edeceklerini dile getirdi. Çelik, bunun ana parametreleri bozmadığını çünkü 2000 yılından sonra sisteme girenlerin 60 yaşında emekli olacaklarına işaret etti. Çelik, "Dolayısıyla yaş sınırı zaten olduğu için sistem içerisinde öyle veya böyle kalacaktır vatandaşımız. 20 yılımı doldurdum diye bırakacak değil. Yine çalışacaktır. Çalıştıkça, prim ödedikçe geliri daha da

artacaktır" dedi.

-YÜRÜRLÜK TARİHİ-

Tasarıyı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini belirten Çelik, yasanın yürürlük tarihine ilişkin de bilgiler verdi. Çelik, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru

yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa" diye konuştu.

Çelik, tasarıda bundan sonra bir değişikliğin söz konusu olup olamayacağı yönündeki soru üzerine, şunları kaydetti:

"Yararlı değerlendirmelere her zaman açık olacağız. Çünkü bu hepimizin çocuklarını ilgilendiren bir yasa. Ama burada ana parametreleri, ileriye dönük projeksiyon çalışmalarını sarsıcı, onlardaki hedefleri ortadan kaldırıcı düzenlemeler değil bunlar. Sanki bu projeksiyonlarla sosyal güvenlik açıklarını sıfırlamak istiyormuşuz gibi şeyler söyleniyor. Öyle bir hedefimiz yok. Türkiye, sosyal güvenlik açıklarını sürdürülebilir bir noktada tutmak istiyor. Şu anda artarak ve katlanarak gidiyor.

Arkadaşlarımız ufak bir sahip çıktılar 1,5 katrilyon liralık bir tasarruf sağladık. Beklenenden daha düşük bir açık sağladık. 26,5 katrilyon lira beklenirken 25 katrilyon lira gerçekleşti. Ufak bir ilgi... Bu yıl daha çok ilgileneceğiz. Devlet bu tasarıyla her yıl toplanan primlerin dörtte bir kadar sisteme katkı sağlayacak. Bunları da dikkate aldığımız zaman Türkiye artık sosyal güvenlik açıklarıyla konuşulmayacak."vatan

"AKP kapatılacak"

 

 

Eski Devlet Bakanlarından Hasan Celal Güzel, TRT1’de yayınlanan Enine Boyuna programında “AKP’nin kapatılacağından eminim” dedi. Bu sözlerin ardından Güzel, kararın 9’a 2 ya da 8’e 3 oranıyla alınacağını iddia etti:

 

KAPATMA DA DARBE DE VAR: Başörtüsü konusunda Anayasa değişikliği yapılınca, bir taraftan Anayasa Mahkemesi bu konuda harekete geçirildi, bir taraftan da düğmeye basıldı. Bu bir paket program. Bu paketin içinde parti kapatma da var, bu olmazsa askeri tahrik edip tekrar darbe yaptırmak da var.

 

367 AYIBI: Anayasa Mahkemesi 2007’de hukuka, mantığa uygun olmayan bir karar verebilmişse, 367 ayıbını yapabilmişse, bunu da yapar.

 

KAPATILACAĞINDAN EMİNİM: İddianame RP ve FP’nin iddianamelerinden alıntılar içeriyor. Hemen hemen aynı olaylar var. Onda da ortada bir fiil falan yoktu. Birtakım gazete bilgilerinden iddianame yazılmıştı, şimdi de aynısı yapılıyor. Dolayısıyla ben eğer AKP herhangi bir hukuki müdahalede bulunmazsa kapatılacağından eminim.

 

KURTULUŞ ZOR: Anayasa değişikliği ile de kurtuluş yolu o kadar kolay değil. Yapılacak değişiklikler yine Anayasa Mahkemesi’nin önüne gidecektir.

Web Stats