Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Haberin varmı ?

4 tane "operasyon" etiketli yazı bulundu "operasyon" tagli diger ogeler resimler , videolar

Şırnak'ta 9 terörist öldürüldü, 3 asker şehit oldu

hasan hatıl-sehit faruk kaya-sehit

Genelkurmay Başkanlığı, Şırnak'ın Bestler-Dereler bölgesinde terör örgütü PKK/Kongra-Gel'e karşı sürdürülen operasyonda, dün 9 teröristin silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildiğini, çatışmalar esnasında Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) mensup 3 personelin şehit olduğunu, 5 personelin de yaralandığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, şunlar kaydedildi:''Şırnak ili Bestler-Dereler bölgesinde PKK/Kongra-Gel terör örgütüne karşı sürdürülen operasyonda, 31 Mart 2008 günü teröristlerle sıcak temas sağlanmış ve aralıklarla devam eden çatışmalar sonucunda, 9 terörist silahları ile birlikte etkisiz hale getirilmiştir. Teröristlere ait sığınaklarda ele geçirilen çeşitli mühimmat ile çok miktarda yiyecek, ilaç ve diğer yaşam malzemeleri kullanılmaz hale getirilmiştir.Çatışmalar esnasında TSK'ya mensup 3 personelimiz şehit olmuş, 5 personelimiz yaralanmıştır.''

Çıkan çatışmada yüzbaşı Hasan Hatıl, astsubaylar Faruk Kaya ile Cengiz Gülcü şehit oldu. Çatışmanın halen devam ettiği bildirildi.

Bu arada, Zonguldak Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, terör örgütü mensuplarıyla silahlı çatışmada şehit olan yüzbaşı Hasan Hatıl'ın cenazesinin, yarın Devrek Merkez Camisi'nde namaz kılınmasının ardından Sofular köyünde askeri törenle toprağa verileceği belirtildi.sabah

Şehitlerimizin evine ateş düştü

Dün saat öğlenden sonra Şırnak'ın Bestler-Dereler mevkiinde terör örgütü PKK mensuplarına yönelik başlatılan operasyona katılan özel tim pusuya düştü. 

Yamaç bölgesinde pusuya düşen birliğe yönelik teröristler tarafından açılan ilk ateşte Piyade Yüzbaşı Hasan Hatıl, Piyade Astsubay Başçavuş Faruk kaya, İstikam Kıdemli Üstçavuş Cengiz Gülcü şehit olurken, 1 üsteğmen, 1 Teğmen, 3 astsubay yaralandı. 

Yaralılar helikopterle önce Şırnak Asker hastanesine burada yapılan ilk tedavilerinin ardından helikopterle Diyarbakır Asker Hastanesine getirildi. 

Yaralılardan Piyade Üsteğmen ve Piyade Teğmen'in durumlarının ağır olduğu öğrenildi. Öte taraftan bölgede teröristlerin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldı. Bölgeyi abluka altına alan mehmetçikler'e helikopterlerde havadan destek sağlıyor

9 ay sonra düğün yapacaktı

Özel Kuvvet Timi'nde görevli Piyade Astsubay Faruk Kaya'nın (32) Tarsus'taki ailesi acı haberi alınca hem acıyı hem gururu bir arada yaşadı. 

Taksicilik yapan ve emekli olan baba Hurşit Kaya (69), oğlunun 1 ay önce Nursel Kaya ile nikah kıydırdığını, Mayıs ayının 9'unda düğün yapacağını belirterek, "İki gün önce telefonla görüştüm. Sık sık operasyona çıktıklarını ve durumunun iyi olduğunu söylüyordu. Siirt'te görev yaptığını biliyordum. Televizyondan Şırnak'taki şehit haberini duyunca görev yeri orası olmadığı için şüphelenmemiştim. Gece yarısı askerler evime gelince anladım. Vatan sağolsun" dedi. 

Ağabeyi Osman Kaya ise "Vatan sağolsun. Gururluyuz, yerine gitmeye hazırım" diye konuştu.  Bu arada, Merzifon'daki kızının yanında acı haberi öğrenen şehidin annesi Miyeser Kaya da, oğlunun şehit haberini alınca Tarsus'a gelmek için yola çıktı. 

Komşuları şehidin baba ocağına Türk bayrağı astı. Yakınları Kaya ailesine taziye ziyaretine geldi. Tarsus Belediyesi de taziye çadırı kurdu. 1'i kız 4 kardeşi bulunan şehidin cenazesi, yarın ikindi namazından sonra Küçük Minare Camii'nde düzenlenecek törenin ardından Tarsus Şehitliği'nde toprağa verilecek.

4 ay sonra ilk kez oğlunu görecekti

Yamaç bölgesinde pusuya düşen birliğe yönelik teröristler tarafından açılan ilk ateşte şehit olan Piyade Yüzbaşı Hasan Hatıl'ın Zonguldak'ta oturan babası Şaban Hatıl (58), oğlunun 7 Nisan'da izin alıp Ankara'ya eşi ve 4 yaşındaki çocuğunu görmeye geleceğini belirtti. 

Oğlunun 4 ay önce Siirt'e gittiğini belirten Şaban Hatıl, 5 Aralık'ta da görev için Şırnak'a geçtiğini belirtti. Şaban Hatıl, oğlunu en son 4 ay önce izine geldiğinde gördüğünü belirterek "Bu son görüşümmüş. Ankara'daki görev yerinden 5 aylığına Şırnak'a göreve gitmişti. Vatan uğrunda canını feda etti. Vatan sağolsun" dedi. 

Şehit Piyade Yüzbaşı Hasan Hatıl, yarın kılınacak cenaze namazının ardından Zonguldak'ın Devrek ilçesine bağlı Sofular köyünde toprağa verilecek.

6 ay önce evlenmiş

Çatışmada şehit düşen Astsubay Cengiz Gülcü'nün Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesindeki baba ocağına yaslı haber ulaştı. Teröristlerle yapılan çatışma sonrasında şehit olan Astsubay Cengiz Gülcü'nün altı ay önce evlendiği öğrenildi. Bugün sabah Isparta Alay Komutanlığı tarafından ailesine Cengiz Gülcü'nün şehit düştüğü haberi verildi.

Acılı haberi duyan nakliyecilik işi yapan baba Mevlüt Gülcü, "Ateş düştüğü yeri yakar. Vatan sağolsun. Benim oğlum peygamberlikten sonra ikinci mertebeye yükseldi ya onu vuranlar. Oğlumla 10 gün sonra görüşecektik" derken gözyaşlarını tutamadı. 

Acılı baba, "Oğlumun birini evlendirdim altı ay sonra trafik kazasında öldü. Cengiz'i everdim altı ay sonra şehit düştü. Trafik kazasında ölen oğlumda keşke şehit düşseydi" dedi. 

Şehit Gülcü'nün cenazesinin bugün Şırnak'ta yapılacak askeri törenin ardından uçakla Isparta'ya geleceği bildirildi. Gülcü, yarın memleketi Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Göksögüt beldesinde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.iha

Ergenekon arşivleri

 

İki kişisel ve bir kurumsal arşivdeki bilgi ve belgeler, soruşturmada sorulara yön veriyor. Küçük ve Güney'in arşivinde ortak belge çok, İP'in bir katı tamamen arşiv için ayrılmış…

Ergenekon soruşturması kapsamında ortaya çıkan bilgiler zanlıların 'geniş arşivlerindeki belgeleri de gün yüzüne çıkardı. Soruşturmanın dayanağı olan Tuncay Güney'in 2001 yılında yapılan operasyonda ele geçirilen belgelerinde sadece Ergenekon yapılanmasıyla ilgili dokümanlar değil, birçok farklı konuda rapor ve yazı var. Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün arşivindeki birçok belgenin Güney'deki belgelerle aynı ve benzer olduğu saptandı. İşçi Parti Genel Merkezi'nin bir katının tamamen arşiv için ayrıldığı iddia edilirken, Yargıtay krokisinden Genelkurmay Başkanı'nın koruma planına kadar birçok evrak elde edildiği öne sürülüyor.

Türkiye'yi sarsan Ergenekon operasyonunda tutuklanan zanlıların ev ve işyerlerinden çıkan birbirinden ilginç 'derin bilgilerin' olduğu dokümanlar, planlar, raporlar soruşturmanın temelini oluşturuyor. Zanlılar bu belgelerdeki bilgiler ışığında sorgulanıyor. Soruşturmada şimdiye kadar gelinen süreçte ortaya çıkan 'derin arşiv' şöyle:

1- Belge fabrikatörü Tuncay Güney

Ergenekon Operasyonu'na dayanak olan belgelere aslında yıllar önce ulaşılmıştı. Dönemin İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan 2001 yılında bir ihbar üzerine Tuncay Güney'in bürosunu bastı. Güney'in bürosundan Ergenekon örgütünü anlatan çok sayıda doküman çıktı. Ergenekon örgütünün şeması '21. Yüzyılda Kemalist Hareket' isimli iki sayfalık bir belgenin içindeydi. Bu dokümanda şu ifadeler yer alıyor: "TSK bünyesinde faaliyet gösterdiği iddia edilen gizli bir örgütlenmenin olduğu, Ergenekon örgütünün Ergenekon başkanlığına bağlı, beş daire komutanlığı, iki daire başkanlığından oluştuğu, beş daire komutanlığının TSK mensupları, iki daire başkanlığının sivillerden oluştuğu, sadece Ergenekon başkanı tarafından bilinen 'Operasyon Dairesi Komutanlığı' altında bir yapılanmanın olduğu, Ergenekon örgütünün yazılı ve belirli amaca giden kurallar çerçevesinde faaliyet yürüttüğü, Ergenekon örgütünün bu faaliyetleri gerçekleştirebilir olduğu, örgütün amacının TSK mensubu ve sivil şahısları kullanarak, Atatürk adını, ilke ve inkılaplarını maskeleme yaparak illegal kazanç, gizli istihbarat, legal ve illegal faaliyetler, naylon terör örgütü kurmak, naylon şirketler oluşturma, suikast ve propaganda gibi yöntemler vasıtasıyla bir örgütlenme oluşturup, gizlilik prensipleri altında Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm devlet kademelerini ele geçirip, örgütün amaçları doğrultusunda bir devlet yapısı kurmak olduğu.."

Gazete ve TV planları

Güney'in ofisinde bulunan başka bir belgedeyse Ulusal Kanal ve Cumhuriyet gazetesinin ortak bir anonim şirket adı altında birleştirilmesi öngörülüyor. Bu belgede, "Bu şirketin yönetim kurulu başkanlığını ve yönetim kurulu üyeliğine getirilecek kişiler önemlidir ve özenli bir seçim yapılmalıdır yazıyor". 'MİT, Medya ve Ajan Gazeteciler' başlıklı 40 sayfalık bir rapordaysa bazı gazetecilerin isimleri sıralanarak, CIA ve MİT gibi çeşitli istihbarat örgütleri adına çalıştıkları öne sürülüyor.

Güney'in arşivinin diğer başlıkları şöyle:

"Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma, Lobi Çok Gizli, Birleşik Komün Girişim, Octobus (State Organized Crime) Mafia, Masonik Bildenberg çetesi, Türkiye'yi Türksüzleştirme Operasyonu, Alevi Dernek Vakıf Kurma Çalışmalarının Amaç ve Sonuçları, Kürdistan Nasıl Kurulacak, Gizli Uluslararası İnsan Kaçakçılığı Raporu, Yeni Milis, Kuvayı Milliye Cephesi, İşçi Partisi'nin Türk ve Kürdü Birlikte Örgütleme Tasarım Analiz, Şirket Gizli Gerçekler Gözlem ve Analiz..."

2- Veli Küçük'ün derin arşivinde yok yok

Operasyonda Küçük'ün evinden çıkan belgelerin birçoğu Güney'inkilerle aynıydı. Bazılarıysa büyük benzerlik taşıyordu. 'Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi', 'Şirket Gizli Gerçekler Gözlem Analiz' raporu, ulusal medya oluşturma planlarının yer aldığı 'Televizyon Analiz Yönetim ve Geliştirme Projesi /Türkiye'de Televizyon Yaşlılar için çok Yeni Gençler İçin Çok Eskidir' başlıklı 39 sayfalık doküman, MİT'in tarihsel süreç içinde işlevini yitirdiğini öne süren 'Casusluk Mesleği' yazılı evrak, ulusal güç birliğinin kurulması, ulusal gençlik hareketinin oluşturulması ve örgütlenmesine dair 'Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği Kuvayı Milliye Cephesi Araştırma Gözlem Analiz' başlıklı rapor, yeni mafya örgütlenmesi, Ergenekon için lobi çalışmaları yürütülmesi ve bu kapsamda özel güvenlik şirketlerinin kurulması gerektiği şeklindeki dokümanlarla Güney'inkilerle benzer.

Bunun dışında Güney'in gözaltına alındığı operasyonu yapan dönemin Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan'la ilgili mali, ailevi ve diğer konularda detaylı bilgi notu, Doğu Perinçek tarafından yazılan 'Arzederim' diye biten faksla gönderilmiş bilgi notları, Uğur Mumcu'nun İsrail ajanları tarafından öldürüldüğü iddiasının yer aldığı MİT belgesi bulundu. Küçük'ün evinde bulunan belgelerden biri Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek hakkında dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır tarafından verilen 2001 yılına ait siciliydi. Küçük'ün Gayrettepe'deki evinde ayrıca doktorlar Ayhan Sandal ve orhan Fevzi Gümrükçüoğlu hakkında açılan bir davanın iddianame ve kararı bulundu. Sandal ve Gümrükçüoğlu bir operasyonda gözaltına alınan işadamı Mustafa Albayrak'a 'sahte işkence raporu' vermekten yargılanmıştı. 'Jandarma Kurmay Albay Yahya Şahin'e yapılan komplo ve komploya katılan kişiler' diye başlayan bir dosya da vardı.

 

3- İşçi Partisi'nden tartışılan krokiler...

Ergenekon Operasyonu'nda İşçi Partisi (İP), Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi'nde aramalar yapıldı.

İP genel merkezindeki dördüncü katın arşiv haline getirildiği öne sürüldü. Partinin kurumsal arşivinin yanısıra de MİT, TSK, Emniyet, Milli Eğitim, yargı ve üniversite görevlileri hakkında çeşitli bilgilerin olduğu bilgi notları da olduğu iddia edildi. Bilgi notlarından bazıları haberleştirilmişti. İddialara göre İP Genel Merkezi'ndeki arşivde Yargıtay üyeleri hakkında fişler tutulmuştu. Belgede, AKP'ye yönelik kapatma davasına ilişkin dosya, kapatma davasının iddianamesini hazırlayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın babası, Ergenekon Operasyonu'nda gözaltına alınıp serbest bırakılan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk'un verdiği bir yemeğe ilişkin notlar da bulunduğu öne sürüldü. İP Genel Merkezi'nde ele geçirildiği öne sürülen belgelerden ikisi çok daha önemliydi. Bazı gazetelerde yer alan iddialara göre, İP'te bir CD'nin içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait ayrıntılı kroki vardı. Haberlere göre çok ayrıntılı hazırlanan krokide yakalanmadan binaya giriş ve çıkışlar gösteriliyordu. Başka bir CD'de de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın, Kara Kuvvetleri Komutanı olarak 2005 Şubat'ında Balıkesir' e yaptığı ziyaretin koruma planının bulunduğu öne sürüldü. Ayrıca ele geçirilen diğer CD'lerde de 1987, 1988 ve 1989 yıllarına ait, Van'ın Gürpınar ve Başkale sınırını gösteren '21. Sınır Komutanlığı' nın Kış Tertiplemesi' başlığı altındaki haritanın da olduğu iddia edildi. Perinçek'in evinin basılmasından sonra eşi Şule Perinçek, evdeki 15 bine yakın dosya ve kitabın teker teker incelendiğini söylemişti. İP yetkilileri ise ele geçirilen belgelerle ilgili savunmalar yaptı. Kapatma davasının iddianamesinin açıklandıktan sonra özetlendiği, Yargıtay krokisinin İP'te bulunmadığını ifade ettiler.

 

Ergenekon'un kilit ismi, haham oldu

Ergenekon Operasyonu'nun kilit ismi Tuncay Güney'in, gazetecilikten Jandarma İstihbarat Timi (JİT) dolandırıcılığına, İslamcı bir kanalda program yapmaktan sinagogda çalışmaya uzanan öyküsü, şaşırtıyor. Yedi yıl önce polise, Umut Bağbek ve Süleyman Gürleyen adlı iki kişiden bir şikâyet ulaştı. Şikâyete göre, kendisini JİTEM elemanı diye tanıtan Tuncal Güney adlı kişi tarafından dolandırılmışlardı. Polis, 'JİTEM' adını duyunca harekete geçti ve savcılık kararıyla Güney'in Taksim'de bürosuna operasyon yapıldı. Polisin karşısına, daha önce Samanyolu TV'de programcılık, Akşam gazetesinde muhabirlik ve Strateji dergisinde yöneticilik yapmış bir 'gazeteci' çıktı. Bürosundaki aramada, Ergenekon'a ilişkin dokümanlar bulundu. Güney, Organize Suçlar Şubesi'nde sorgulandı. Daha sonra, 'işkence altında alındığını savunduğu' üç saatlik sorgu kaydında Ergenekon'nun ilk ipuçlarını açıkladı.

İddialara ilişkin soruşturma başlatılmazken, Güney aynı yıl 10 yıllık vizeyle ABD'ye gitti. İddiaya göre, CIA denetimindeki 'New York Institutes' adlı web sitesinin yöneticisi oldu. Şu an 36 yaşında olan Güney, Kanada'nın Toronto kentinde yaşıyor ve bir sinagogda görevli olarak çalışıyor.radikal

Irak'ta ölen Amerikan askerlerinin sayısı 4 bin

amerika asker 

ABD Başkanı George W. Bush, Irak Savaşı’nın beşinci yıldönümünde yaptığı konuşmada “Bu operasyon başarılı oldu” demişti

 

Ama Irak’ta yaşananlar başkanı bir kez daha yalanladı. Bağdat’ta önceki akşam bombalı saldırıya uğrayan Amerikan konvoyunda 4 asker hayatını kaybetti. Böylece Amerikan ordusunun 2003’ten bu yana Irak’ta verdiği kayıpların sayısı 4 bini buldu. Siyasi uzmanlara bunun, ABD’de savaş karşıtı tarafların elini güçlendireceği, hatta Demokrat Parti’nin bu sayede ön plana çıkarak kasım ayındaki başkanlık seçimlerinden zaferle ayrılabileceği yorumunu yaptı. Irak’ta ölen 4 bin askerle ilgili bazı istatistikler şöyle:

 

- Irak’ta ölen Amerikan askerlerinin yüzde 97’si, Başkan Bush “Çatışma bitti” dedikten sonra hayatını kaybetti.

 

- En çok askerin öldüğü bölge Bağdat (1107 kişi) ve Anbar (1099 kişi) oldu.

 

- Ölen askerlerin 83’ü 45 yaşın üzerinde, 33’ü ise 18 yaşındaydı.

 

- Ölen askerler arasında kadınların oranı yüzde 2 oldu. Irak’ta toplam 98 kadın asker hayatını kaybetti.

Başsavcıdan Ergenekon açıklaması

savcı 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, ''Ergenekon adı verilen soruşturma kapsamında yapılan operasyon ve işlemlerin, kamuoyu gündeminde yer alan diğer davalarla hiçbir ilişkisi bulunmadığını'' bildirdi.

 

Başsavcı Engin, yaptığı yazılı açıklamada, kolluk makamlarına yapılan ihbar üzerine 2007 yılı Haziran ayında Ümraniye ilçesinde bir evde ele geçirilen patlayıcı maddeler sebebiyle başlatılan ve devam eden süreçte teknik takip ve diğer soruşturma yöntemleriyle genişletilerek sürdürülen ve kamuoyunda ''Ergenekon soruşturması'' olarak bilinen soruşturma kapsamında 21 Mart 2008 tarihinde yapılan operasyonla ilgili olarak basın ve yayın organlarında yer alan haber, yorum ve değerlendirmelerin önemli bir bölümünün gerçeği yansıtmadığının görüldüğünü bildirdi.

 

Soruşturmanın gizliliği ve yayın yasağı kararları dikkate alınarak açıklama yapılmasının gerekli görüldüğünü dile getiren Engin, açıklamasında, CMK'nın 250. maddesinde belirtilen suçlara bakmakla yetkili biriminde görevli 3 Cumhuriyet Savcısı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin olarak bu birimlerden alınan şu bilgilere yer verdi:

EŞ ZAMANLI OPERASYON ZORUNLULUĞU

''21 Mart 2008 tarihinde yapılan operasyonda gözaltına alınanlardan birçoğunun Ergenekon adı verilen soruşturma dosyasındaki delillere göre, önceki tarihlerde bu soruşturma kapsamına alınan kişiler olup, yapılan işlemlerin de bu soruşturmanın devamı niteliğinde olduğu,Yetkili Cumhuriyet Savcılarının talimatıyla bu soruşturmanın icrasıyla görevlendirilen kolluk biriminin başvurusu üzerine, acil sebepler ve operasyonun eş zamanlı olarak yapılmasının gerektirdiği zorunluluk nedeniyle ve mahkeme kararlarına istinaden arama, el koyma ve gözaltı işlemlerinin gece yapıldığı,Bu soruşturma sebebiyle gözaltına alınan şüphelilerin, tüm yasal haklarının korunması hususunda gerekli özenin gösterilmesi ve tedbirlerin alınması için görevli cumhuriyet savcıları tarafından ilgili birimlere talimat verilerek, yasal işlemlerin kısa sürede ikmal edilmesinin sağlandığı tespit edilmiştir.''

Başsavcı Engin, gözaltına alınan şüphelilere ilişkin soruşturma sonucunda Doğu Perinçek, Mehmet Adnan Akfırat, Ferit İlsever ve Serhan Bolluk'un CMK'nın 100. maddesi kapsamında tutuklandığını, İlhan Selçuk ve Kemal Yalçın Alemdaroğlu'nun da CMK'nın 109/1-3/a maddeleri kapsamında adli kontrol tedbiri ile nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldıklarını, Yusuf Beşirik, İbrahim Benli, Yusuf Tuncer, Aydın Gergin, Mahir Çayan Güngör ve Aykut Tokak'ın da soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları tarafından ifadelerinin alınmasını müteakip serbest bırakıldıklarını bildirdi.

''ERGENEKON'UN DİĞER DAVALARLA HİÇBİR İLİŞKİSİ BULUNMAMAKTADIR''

''Bu operasyonun başlatıldığı tarih ve saatten itibaren basın ve yayın organlarında yapılan yayınlarda son günlerde Türkiye'nin gündeminde yer alan önemli başka davalarla Ergenekon soruşturması arasında paralellik kurulmaya çalışıldığı ve bu doğrultuda yanlış ve gerçek dışı yorum ve değerlendirmeler yapıldığının görüldüğüne'' işaret eden Engin, açıklamasında şunları kaydetti:

 

''Ergenekon adı verilen soruşturma, 2007 yılı Haziran ayında başlatılmış olup gerek 21 Mart 2008 tarihinde, gerekse daha önce bu kapsamda yapılan operasyon ve işlemlerin kamuoyu gündeminde yer alan diğer davalarla hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır.Bağımsız yargı organları, görevlerini sadece yasalardan aldığı yetkiye dayanarak ve yasalar çerçevesinde yapmakta olup, tüm soruşturma ve kovuşturmalarda herhangi bir kişi, kurum ve kuruluşun etkisi, yönlendirmesi ile veya başka maksatlarla hareket etmeleri kesinlikle mümkün bulunmamaktadır.Bunlara rağmen yazılı ve görsel basın yayın organlarımızda yapılan ve gerçek durumu yansıtmayan asılsız haber ve yorumlar bu soruşturmanın sağlıklı olarak yapılmasını zorlaştırmakta, yargı organları aleyhine haksız eleştiri, değerlendirme ve güvensizliğe sebebiyet vermektedir.''

''SÜRECİN SONUNA YAKLAŞILDI'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, basın ve yayın organlarının bu soruşturmayla ilgili gizlilik ve yayın yapma yasağını dikkate almalarının soruşturmanın selameti açısından gerekliliğini vurguladı.Başsavcı Engin, açıklamasını şöyle tamamladı:''Soruşturmanın kapsamı, elde edilen deliller, bilgi ve belgelerin yüz binlerce sayfa oluşturması, bunların incelenmesi, analizi ve tasnifinin uzun süreyi gerektirmesi, bu belgelere istinaden ek operasyonlar yapılması gibi zorunlu sebeplerle soruşturmanın bugüne kadar uzadığı, ancak bu süreçte bu soruşturma sebebiyle tutuklu bulunanların tutukluluk halleri ve hukuki durumlarının en geç birer aylık sürelerde hakim tarafından incelenerek tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceği hususunda kararlar verdiği ve bu sürecin sonuna yaklaşıldığı tespit edilmiştir.''

Web Stats