Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Haberin varmı ?

5 tane "yasa" etiketli yazı bulundu "yasa" tagli diger ogeler resimler , videolar

Emekliye ve sigortalıya ikinci iş kapısı açık

Emekli olduktan sonra  çalışanın maaşı kesilecek mi?

Yasadan sonra sigortalı olan

-  Yasa yürürlüğe girdikten sonra ilk defa sigortalı olan ve daha sonra koşulları sağladıktan sonra emekli olup yaşlılık aylığı bağlananlar yeniden çalışmaya başlarlarsa emekli aylıkları kesilecek.

-  Ancak tarımsal faaliyette bulunalar hariç kendi nam ve hesabına çalışmaya başlayanlar (Bugünkü Bağ-Kur kapsamında olan işler kastediliyor) sosyal güvenlik destek primi ödeyerek aylığı kesilmeksizin çalışma imkanı tanınacak. Bu kişiler almakta oldukları aylıklar üzerinden yüzde 15 oranında destek primi ödeyecek.

-  Bu oran yasanın yürürlüğe girdiği yıl yüzde 12 olacak, daha sonra her yıl yüzde 1 artarak yüzde 15’e ulaşacak.

Yasadan önce sigortalı olan

-  Uygulamadan halen sigortalı olanlar ve emekliler etkilenmeyecek. Bu kişiler aylıkları kesilmeksizin, prime esas kazançları üzerinden yüzde 31-36 oranında destek primi ödeyerek çalışabilecek. İsterlerse emekli aylıklarını kestirip, destek primi ödemeden de ikinci işte çalışabilecekler. Bu durumda istedikleri zaman yeniden başvuru yaparak emekli aylığı bağlatabilecekler.

-  Söz konusu uygulama, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra sigortalı olacakların emeklilikten sonra çalışmasını zorlaştıracak. Ancak şu anki gibi erken yaşta emeklilik mümkün olmayacağından, zaten emeklilerin ikinci işte çalışması pek mümkün olmayacak.

Dula, yetime aylık bağlama şartı 5 yıl sigorta ve 900 gün prim

Mevcut durum-  Mevcut mevzuata göre 5 yıldan beri sigortalı olan ve en az 900 gün primi ödenmiş SSK’lılar ile 5 yıl sigorta primini tam olarak ödeyen Bağ-Kur sigortalılarının geride bıraktığı dul ve yetimlere aylık bağlanıyor.

-  Memur yakınlarının bu haktan yararlanması için ölen sigortalının en az 10 yıllık hizmeti bulunması gerekiyor.

Yasa çıktıktan sonra

-Yeni kanunla ölüm aylığı bağlanması için 5 yıl sigortalılık ile borçlanma hariç 900 gün prim ödenmesi yeterli olacak.

-Yasa geçmişte 10 yıl şartı sağlanamadığı için aylık bağlanamayan memurların hak sahiplerine de kolaylık getirecek. Örneğin eşi 8 yıllık memurken vefat eden ve bu nedenle kendisine aylık bağlanmayan dullar, yasanın yürürlük tarihinden sonra başvurursa kendilerine ve yetim çocuklarına aylık bağlanabilecek.

Prim gününü doldurup 65 yaşını doldurmayana kolaylık

Mevcut durum

-  Halen SSK’lılar (2000’den sonra sigortalı olan) 7 bin, memur ve esnaf ise 9 bin gün prim ödeyerek emekli olabiliyor. Reform yasasının Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen metninde (5510 sayılı kanun) prim ödeme gün sayısının, yasanın yürürlük tarihinden sonra sigortalı olacaklar için kademeli olarak 9 bine çıkarılması öngörülmüştü.

Yeni dönemde

-  Sosyal taraflarla hükümet arasında yapılan mutabakat sonucu bu rakam 7 bin 200’e düşürüldü. Düzenleme, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. (Prim ödeme gün sayısı kanunun ilk haline göre düşmüş gözükse de SSK’lılar için 200 gün arttı. Yani yasanın yürürlük tarihinden önce sigortalı olmak prim ödeme gün sayısının 200 gün daha düşük olmasını sağlayacak. Memur ve esnaf mevcut düzenlemede olduğu gibi yine 9 bin gün prim ödeyerek emekli olabilecek.) 

-   Emeklilik yaşı ise yasanın yürürlük tarihinden sonra işe giren tüm sigortalılar için kademeli olarak 65’e çıkacak. Bu durumda prim ödeme gün sayısını doldurmak yetmeyecek, sigortalıların yaş şartını da yerine getirmesi gerekecek. Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen önergeye göre, prim gününü doldurduğu halde 65 yaşını doldurmayanlara kolaylık sağlanacak. Bu kişiler prim gününü doldurdukları tarihte geçerli olan yaşa göre emekli olabilecek. 

Tasarıya göre 2010 yılında sigortalı olan 20 yaşında bir erkek 7200 prim ödeme gün sayısını yaklaşık 20 yılda tamamlayacak. Yani 2030’da gerekli prim gününe sahip olacak ancak, henüz 40 yaşında olduğundan, çalışmaya devam edecek. Sigortalı 20 yıl daha çalıştığında 60 yaşına gelecek ama tasarıdaki kademeye göre 2050’de emekli olabilmek için gerekli yaş 65 olduğundan 5 yıl daha çalışması gerekecek. Kabul edilen önergeye göre emeklilik gereken yaşın prim ödeme gün sayısının dolduğu tarihe göre belirlenmesi esası getirilecek. Yani örnekteki sigortalı 7200 günü doldurduğu 2030 yılındaki emeklilik yaşı olan 60’a göre emekli olacak. Böylece 5 yıl daha az çalışacak.

Çocuklara sigorta yaptırılıyor

Yeni yasanın prim günü ve yaş gibi ağırlaşan şartlarını göz önüne alan bazı aileler, yasadan önce çocuklarını kısa bir süre de olsa sigortalı gösterme telaşında. Amaç, eski yasaya tabiilik hakkı kazanmak.

Yıpranma tazminatında yasaya kadarki dönem kazanılmış hak

Yasadan önce mevcut durum:

Yürürlükteki düzenlemelere göre kamu ve özel sektörde istihdam edilen, ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlar kamuoyunda “yıprama tazminatı” olarak bilinen fiili hizmet zammından yararlanıyor. İşveren tarafından da bu çalışanlar adına daha fazla prim yatırılıyor.

-  Fiili hizmet zammından yararlananlar arasında kurşun ve arsenik işleri, cam fabrika ve atölyeleri, civa üretimi işleri sanayi, çimento fabrikaları, kok fabrikalarıyla termik santrallar, alüminyum fabrikaları, demir ve çelik fabrikaları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar, emniyet ve polis mesleği ile MİT mensupları, gazeteciler, posta dağıtıcıları, havayolları uçuş personeli, devlet tiyatrosu sanatçıları yer alıyor.

-  Bu meslek gruplarındaki sigortalılar çalıştıkları her yıl için 60-180 gün fiili hizmet zammı kazanıyor. Bu süreler zorunlu emeklilik süresi ve yaşına indirim olarak uygulanıyor. Ancak bu zamdan yararlanmak için sigortalının yasa kapsamındaki işyerlerinde 3 bin 600 prim ödeme gün sayısını doldurması şartı aranıyor.

Yasadan sonraki durum:

-  Tasarı ile gazeteciler, milletvekilleri, posta dağıtıcıları, havayolları uçuş personeli, lokomotif makinistleri, infaz koruma memurları, posta dağıtıcıları, devlet tiyatrosu sanatçıları ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şef ve üyeleri yıpranma payından yararlanamayacak.

-  Ancak bu kişilerin kazanılmış hakları korunacak. Yani bu iş kollarında çalışanlar, yasanın yürürlük tarihinden önceki yıllarda hak ettikleri fiili hizmet zammından yararlanacak. Tasarının geçici 7. maddesine göre, bu kişiler için 3 bin 600 günü doldurma şartı aranmayacak. Yani yasadan önce 5 yıl sigortalılık süresi olan bir postacı, buna karşılık hak ettiği fiili hizmet zammını alabilecek. Ancak söz konusu çalışanların gelecek yıllarda bu haktan mahrum kalacak olması emeklilik planlarını değiştirecek.

Düşük gelirlinin sağlık primi devletten

Tasarıya göre aile içinde kişi başına düşen gelir 202 YTL’den az olanların sağlık primlerini devlet öderken, geliri bu rakamların üzerinde olanların sağlık primi ödemeleri gerekecek.

Tasarı, çalışanların işsiz kalma tarihinden itibaren 10 gün içinde iş bulamamaları durumunda sağlık primlerinin nasıl ödeneceğinin belirlenmesini öngörüyordu. Sosyal tarafların uzlaşma görüşmeleri neticesinde işten herhangi bir nedenle ayrılan sigortalının 100 gün daha sağlık hizmeti alabilmesi kararlaştırıldı.

İş akti askıda olan kamu çalışanlarının sağlık hizmetleri de kurumlarınca ödenecek. Böylece işsiz kalanların sigorta kapsamında sağlık hizmetlerinden daha uzun süre yararlanması sağlandı.

Prim ödeme gün sayısı 7 bin 200 olarak netleşti

faruk çelik Prim ödeme süresini azaltan sosyal güvenlik yasasının ilk bölümü Meclis’te kabul edildi. Yeni çalışanlar için aylık oranı yüzde 2 olacak

Çalışma hayatında köklü değişiklikler getiren Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nın birinci bölümü TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 

Tasarının 69. maddesinde yapılması düşünülen, “Prim ödeme gün sayısının 7 bin 200’e düşürülmesine” yönelik sosyal taraflarla varılan mutabakat kapsamında, tasarının daha önceki maddelerinin de buna uyumlu hale getirilmesine dönük olarak AKP’den gelen önergeler kabul edildi.  Öte yandan bazı kesimlerin tepki gösterdiği aylık oranını düşüren, bazı iş kollarında yıpranma payını kaldıran  maddeler de Meclis’ten geçti.

Tasarıda 9 bin olan SSK’lıların yaşlılık ve malullük aylığını hak etmesi için gereken prim ödeme gün sayısı, 7 bin 200’e düşürüldü. Sigortalıların prim gün sayısını doldurdukları tarihte geçerli olan yaşta emekli olmalarına imkan sağlayan değişiklik de kabul edildi.

Buna göre prim ödeme gün sayısını dolduran bir sigortalı, aylık bağlanması için 65 yaşını beklemeyecek, 7 bin 200 günü tamamladığı tarihteki yaş şartına göre emekli olabilecek.

Yeniden çalışana kesinti

Aylık bağlama oranı, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk kez sigortalı olanlar için, çalıştığı her 360 günün yüzde 2’si olarak uygulanacak. Yani çalışanlar her yıl emekliliği için prime esas kazançlarının yüzde 2’sini biriktirecek. Buna göre, örneğin 30 yıllık bir çalışan emekli olduğunda aktif görevdeki aylığının (30 x yüzde 2) yüzde 60’ını alacak. Aylık bağlama oranı, yüzde 90’ı geçemeyecek.

Özür durumuna göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9 bin günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9 bin gün ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın yüzde 60’a bölünmesiyle hesaplanacak. Aylık bağlama oranı yüzde 50’yi geçemeyecek.

Tarımsal faaliyette bulunanlar hariç, yeniden çalışmaya başlayanların  yaşlılık aylığı kesilecek. Bu kişilerden prime esas kazançları üzerinden kısa ve uzun vadeli sigorta kolu primi ile genel sağlık sigortası primi alınacak.

 ‘Yıpranma’ sınırlandı

‘Yıpranma payı’ olarak bilinen fiili hizmet zammı, gazeteci ve milletvekillerinin de aralarında bulunduğu bazı iş kollarında kaldırılacak. Gazeteciler, milletvekilleri, PTT dağıtıcıları, İnfaz Koruma Memurları, Tarım Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında görev yapanlar, Devlet Tiyatrosu Sanatçıları, Hava Yollarındaki Uçucu Personel, Lokomotif Makinistleri, Gemi Adamları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası üyeleri de fiili hizmet zammından yararlanamayacak. Bu kişiler için kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kazandıkları süreler emeklilik yaşından düşecek.

TSK, emniyet ve MİT mensupları ile dalgıçlar, radyoaktif maddelerle yapılan işlerde çalışanlar, asit üretimi yapılan yerlerde, demir ve çelik fabrikalarında ve kurşun izabe fırınlarında çalışanlar bir yılda 90 gün fiili hizmet zammından yararlanacak.

Meclis yasanın ikinci kısmıyla ilgili önergeleri bugün görüşecek.

Malullük oranı %60

Yasadaki diğer düzenlemeler şöyle:

-  Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya, hastalık veya analık hallerinde ortaya çıkan iş görememezlik süresince, günlük iş görememezlik ödeneği verilecek.

-  Emzirme ödeneğinden sigortalı kadın, sigortalı erkeğin çalışmayan eşi ile BAĞ-KUR’lular yararlanacak. Bu kişilere, çocuğun yaşaması şartıyla SGK tarafından belirlenen tarife üzerinden ödeme yapılacak .

-  Tasarıda yer alan evlenme yardımından yararlanacak “eş ve kız çocuklar” ibaresi değiştirildi. Buna göre, sadece kız çocukları, aylık veya gelirinin 2 yıllık tutarı kadar evlenme yardımı alacak.

-  Emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan güncelleme katsayısı, yıllık TÜFE ile o yılın GSYİH büyüme hızının yüzde 30’unun toplamına bir tam sayının eklenmesiyle bulunacak.

-  Ölüm aylığından yararlanmak için devlet memuru ve BAĞ-KUR’lularda, en az 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeme şartı aranacak. 

-  SSK’lı, BAĞ-KUR’lu ve kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren devlet memuru olanlar, meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60 ’ını kaybetmeleri durumunda malul sayılacak.

Yasa geçti, IMF yarın Türkiye’de

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal güvenlik reformu yasalaşmadığı için tamamlanamayan 7. gözden geçirmeyle birlikte 8 ve 9. gözden geçirmeleri de içerecek görüşmelere başlanması için Uluslararası Para Fonu’nu (IMF) Türkiye’ye davet etti.

Hazine Müsteşarlığı’ndan yapılan açıklamada IMF heyetinin Ankara’daki resmi görüşmelerine 4 Nisan’da başlayacağı belirtildi.

Maddi Hasarlı Trafik Kazaları İçin Kaza Tespit Tutanağı Formu

kaza  

Maddi hasarlı trafik kazalarında, vatandaşların tutanak tutabileceği yeni dönem yarın başlıyor. Uygulamayla trafiğin rahatlatılması amaçlanıyor.

Maddi hasarlı kazalarda, trafik polisi yerine vatandaşların tutanak tutabileceği yeni dönem başlıyor. Yeni uygulama uyarınca yalnızca maddi hasarlı kaza yapanlar, anlaştıkları takdirde polisi beklemeye gerek duymadan aralarında tutanak tutarak kaza yerinden ayrılabilecek. 1 Nisan’dan itibaren özellikle büyük illerde trafik akışını rahatlatacağı düşünülen yeni uygulama  şöyle işleyecek:

Kaza Tespit Tutanağı İçin Lütfen Tıklayın 

Örneğin seyir halindeyken önünüzdeki araca çarptınız ve araçlarda maddi hasar meydana geldi. Yaptığınız kazada kamuya ait bir mala veya araca zarar vermediyseniz, çarptığınız aracın sürücüsüyle anlaşabilirsiniz. Bu durumda aracınızda bulundurmanız gereken “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı”nı dolduracaksınız.

İmzalamanız şart

Tutanakta, kaza tarihi, saati, yeri, sürücü ve araç bilgileri, trafik sigortası poliçe bilgileri, çizim olarak yer alan araç üzerinde ilk darbe alan yerin işaretlenmesi gibi bilgiler ve kazanın oluş şeklinin anlatılması kısımları bulunuyor. Bu bölümleri doldurduktan sonra imza atacaksınız. İmzasız tutanaklar kesinlikle geçersiz olacak. Eğer çarptığınız kişiyle anlaşamazsınız mevcut uygulamada olduğu gibi trafik ekibi çağırmanız gerekiyor.

Mümkünse fotoğraf çekilecek

Yeni uygulamada mümkünse araçlar kaza yerinden kaldırılmadan farklı açılardan fotoğraflarının çekilmesi isteniyor. Çekebilirseniz, fotoğraflarla birlikte hazırladığınız tutanakları, karşı tarafın sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketine veya kasko poliçesinden tazminat talep edilecekse kasko sigortası poliçesinin tanzim edildiği şirkete göndereceksiniz. İkiden fazla aracın karıştığı kazalarda birden fazla form doldurulması ve her bir formun tüm sürücüler tarafından imzalanması gerekiyor.

Ehliyet yoksa tutanak da yok

Ehliyetsiz veya eksik belge ile araç kullanan, alkol veya akıl sağlığı şüphesi bulunan, trafik sigortası bulunmayan, kazaya karışan araçlardan bir veya daha fazlasının kamu kurumlarına ait olması durumunda, kaza sonucu yaralamaya veya ölüme sebep verilen durumlarda ise tutanak doldurulmayacak. Bu durumlarda eskisi gibi trafik polisi ya da jandarmaya haber verilecek.

Memiş: Bu haliyle sorun yaşanacak

Ankara Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Enstitüsü Başkanı İhsan Memiş, yeterli bilgilendirme ve eğitim verilmeden başlanacak yeni uygulamada sorunlar yaşanabileceğini öne sürdü. Memiş, “Trafikte yaklaşık 15 kural ihlalinde anlaşabileceğinin belirlendiği”ni ifade ederek, sürücüleri eğitecek seminerlerin yapılmadığını kaydetti. “Bu hali ile çok sorun yaşanacaktır” diyen Memiş, tutanakların akaryakıt istasyonlarında verilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu bir reform

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın yeni uygulamayı reform olarak nitelendirdi ve şoför esnafından maddi hasarlı trafik kazalarında karşı tarafla anlaşmalarını istedi. Apaydın, “Burada amaç şudur: Maddi hasarlı kazalarda trafik polisini meşgul etmemek, yolu kapalı tutmamak” dedi. Apaydın, yaklaşık 1 milyon kaza tespit tutanağının federasyona bağlı 780 odaya gönderildiğini kaydetti.

Kaza Tespit Tutanağının Doldurulması

TSRŞB Genel Sekreteri Erhan Tunçay da, 2007 yılında gerçekleşen kazaların yüzde 88'inin yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazalar olduğunu ve Türkiye'de günde ortalama 1.800 adet yalnız maddi hasarla sonuçlanan kaza meydana geldiğini kaydederek, İstanbul, İzmir ve Ankara'da meydana gelen kazaların, toplam kazaların oranının yüzde 54'ünü oluşturduğunu söyledi.

Yürürlükteki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 81. maddesinde ''Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler'' ifadesi bulunduğunu aktaran Tunçay, söz konusu uygulamanın yeni olmadığını, sadece bu maddeye geçerlilik kazandırılması olduğunu vurguladı.

Maddi hasarlı kazalarda Kaza Tespit Tutanağı doldurulması Uygulaması nasıl olacak?

Tunçay, 2006 yılı sonlarında Emniyet Genel Müdürlüğünün talebi ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Hazine Müsteşarlığı ve TSRŞB yetkililerinin katılımıyla bir komisyon ile bu komisyonun kanunun ilgili maddesine işlerlik kazandırmak için yalnız maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarında tarafların anlaşmaları durumunda dolduracakları ''Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'' oluşturulduğunu anlattı.

Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı

Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı oluşturulurken Avrupa Sigortacılar Birliğinin (CEA) AB ülkelerinde meydana gelen kazalarda kullanılmak üzere hazırladığı formun örnek alındığını kaydeden Tunçay, Hazine Müsteşarlığının 28 Aralık 2007 tarihinde ''Yalnız Maddi Hasarla Sonuçlanan Trafik Kazalarında Taraflarca Doldurulacak Kaza Tespit Tutanaklarına İlişkin Genelge''yi yayımladığını hatırlattı.

Tunçay, genelgeye göre, yalnız maddi hasarlı trafik kazalarında tarafların, kazanın oluş şeklinin kendilerince doldurulacak tutanak ile tespitinde anlaşırlarsa tutanağı doldurup imzalayacaklarını, hak sahiplerinin karşı tarafın Karayolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçesini veya kendi araçlarının kasko sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine doldurdukları tutanak ve varsa fotoğraf ile başvuracaklarını anlattı.

Sigorta şirketlerinin en geç takip eden iş günü sonuna kadar tutanağı elektronik ortamda Trafik Sigortaları Bilgi Merkezine (TRAMER) ve TRAMER'in tutanağı, başvuru konusu trafik kazası ile ilgili Trafik Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketlerine en geç takip eden iş günü sonuna kadar elektronik ortamda ileteceğini dile getiren Tunçay, sigorta şirketlerinin tutanağın TRAMER tarafından gönderilmesinin ardından 3 iş günü içinde kaza krokilerini de dikkate alarak, tutanak çerçevesinde yüzde sıfır, 50, 100 oranlarına göre sorumluluk değerlendirmesi yapacağını belirtti.

Tunçay, sigorta şirketlerince varılan mutabakatın süresinde değerlendirmesini iletmeyen şirketler için de bağlayıcı olduğunu, şirketlerden birisi sorumluluk değerlendirmesini TRAMER'e göndermesine rağmen, diğer şirketler göndermemişse değerlendirmede, gönderen şirketin belirlediği sorumluluk oranının esas alınacağını ifade etti.

TRAMER tarafından gönderimi izleyen 3 iş gününde yapılan şirket değerlendirmelerinde farklı sonuçlara ulaşılmasının tespit edilmesi durumunda tutanağın, Tutanak Değerlendirme Komisyonuna sunulacağını dile getiren Tunçay, komisyonun tutanağı ve varsa fotoğrafları inceleyerek, sorumluluk oranlarını kesin olarak belirleyeceğini ve TRAMER aracılığıyla ilgili şirketlere bildirileceğini söyledi.

Tunçay, ilgili sigorta şirketinin kendisine sorumluluk oranının iletilmesinin ve gerekli belgelerin tamamlanmasının ardından 8 iş günü içinde tazminatı ödeyeceğini, TRAMER'in hak sahiplerinin tutanak incelemesinin hangi aşamada olduğunu internet üzerinden öğrenmelerini sağlayacak alt yapıyı kurduğunu belirtti.

Kaza tespit tutanağının trafik zabıtası tarafından düzenleneceği durumları da Tunçay, ''Sürücü belgesiz motorlu araç kullanılıyorsa veya yetersiz sürücü belgesi ile motorlu araç kullanılıyorsa, sürücüde yaş küçüklüğü varsa, sürücüde alkol veya akıl sağlığı şüphesi varsa, kazaya karışan araçlardan birinin veya daha fazlasının kamu kurumlarına ait olması, kamu kurumlarına ait eşyada zarar meydana gelirse, trafik kazasında sadece 3. kişilere ait eşyalara zarar gelirse, kazaya karışan araçlardan birinin veya birkaçının trafik sigortasının bulunmaması'' şeklinde sıraladı.

Kaza Tespit Tutanaklarına mutlaka fotoğraf ekleyin

Erhan Tunçay, her araçta olması için 5 milyon adetlik Kaza Tespit Tutanaklarının şirketlerin talepleri doğrultusunda bugün itibariyle dağıtıldığını, 1 Nisan itibariyle yapılacak poliçelerle de bu formların verileceğini söyledi. Kazaya karışan tarafların bu tutanakları karşılıklı imzalaması gerektiğinin altını çizen Tunçay, imzasız tutanakların geçersiz olacağını bildirdi.

Tunçay, mutabakatın sadece kazanın oluş şekline yönelik olduğunu vurgulayarak, kusur oranı içeriğinin yazılmayacağını, taraflardan, kazanın oluş şeklini içeren kroki çizilmesi ve buna ilişkin görüşler yazılmasının istendiğini belirtti.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Bakanlığın, kazaya karışan tarafların anlaşması halinde, tarafların araçlarını bir an önce emniyet şeridi veya boş alana çekerek trafiği rahatlatmayı ve tutanakları uygun bir alanda doldurmalarını beklediklerini ifade eden Tunçay, formların fotokopi yoluyla çoğaltılabileceğini dile getirdi.

Tunçay, kaza halinde taraflardan araçlar kaldırılmadan veya boş alana çekmeden eğer olanak varsa fotoğraf çekmelerini ve sigorta şirketlerine iletmelerini istediklerini ancak bunun zorunlu olmadığını aktardı.

Soruları da yanıtlayan Tunçay, tutanakta görgü tanığı bölümünün bulunduğunun sorulması üzerine, görgü tanığının şart olmadığını ancak, tutanakta çok bilgi verilmesinin, krokinin doğru çizilmesinin, işin hızlı ve etkin çözülmesi açısından yararlı olacağını söyledi.

Tutanağın taraflarca sigorta şirketlerine ulaştırılmasında zaman açısından bir kısıtlama bulunmadığını belirten Tunçay, uygulamanın tek taraflı kazaları kapsamadığını da sözlerine ekledi.

Tunçay ayrıca, ilk aşamada Nisan ayı içerisinde kişilerin ellerinde form bulunmaması halinde beyaz bir kağıda, kazaya ilişkin bilgiler ile bilgiler doğru olmak kaydıyla, , ehliyet numarası, kimlik numarası, adresi, telefon gibi bilgilerin yazılmasının da yeterli olabileceğini kaydetti.

Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Önemli notlar

BU TUTANAK YALNIZ MADDİ HASARLA SONUÇLANAN KAZALARDAN SONRA KAZAYA KARIŞAN DİĞER SÜRÜCÜ VEYA SÜRÜCÜLERLE KAZANIN OLUŞ ŞEKLŞNŞN TUTANAK İLE TESPİTİNDE ANLAŞTIĞINIZ TAKDİRDE DOLDURULACAKTIR.

DİKKAT!!! AĢağıdaki durumlarda bu tutanak DOLDURULMAYACAKTIR. Bu durumlarda 155 veya kaza mahalli Jandarma bölgesiyse 156 numaralı telefondan trafik zabıtasına haber veriniz.

* Sürücü belgesiz motorlu araç kullanılıyorsa veya yetersiz sürücü belgesi ile motorlu araç kullanılıyorsa,

* Sürücüde yaş küçüklüğü varsa,

* Sürücüde alkol veya akıl sağlığı şüphesi varsa,

* Kazaya karışan araçlardan biri veya daha fazlası kamu kurumlarına ait ise,

* Kamu kurumlarına ait eşyada zarar meydana gelirse,

* Trafik Kazasında sadece 3 üncü kişilere ait eşyalara zarar gelirse,

* Kazaya karışan araçlardan birinin veya birkaçının trafik sigortası yok ise,

* Trafik kazası ölüm ve/veya yaralanma ile sonuçlanmışsa.

Mümkün olan durumlarda araçlar kaza yerinden kaldırılmadan önce farklı açılardan fotoğrafları çekilmelidir. Tutanakların bir sureti fotoğraflarla beraber karşı tarafın trafik sigortası poliçesini tanzim eden sigorta şirketine veya kasko poliçesinden tazminat talep edilecekse aracınızın kasko sigortası poliçesini tanzim eden sigorta şirketine ulaştırılmalıdır. İkiden fazla aracın karıştığı trafik kazalarında birden fazla form kullanılabilir. Bu durumda, her bir form tüm sürücüler tarafından imzalanmalıdır. İmzalar için formun alt tarafındaki boş alan kullanılabilir.

1 ve 2 numaralı alanlara kazanın tarihi ve yerine ilişkin bilgiler yazılacaktır.

3 numaralı alan varsa görgü tanıklarının irtibat bilgilerine ayrılmıştır.

4, 5 ve 6 numaralı alanlara sürücüye, araca ve Trafik poliçesine ilişkin bilgiler yazılacaktır.

7 numaralı alanda yer alan araç türleri üzerinde aracın ilk darbeyi aldığı yeri işaretlemeyi unutmayınız

8 numaralı alanda yer alan kutucuklardan uygun olanı (x) ile işaretleyiniz. Bu alanın doldurulması zorunlu olmamasına rağmen şirketin olayı kısa sürede değerlendirmesi için önemlidir.

9 Numaralı alana çarpışma yerinin ve anının taslağını mutlaka çiziniz. Taslak üzerinde cadde ve sokak ismi belirtilmeli, aracın gittiği yön işaretlenmeli, yol çizgileri çizilmelidir. Araçlar A ve B aracı olarak işaretlenmelidir.

10 numaralı alana sürücüler kaza ile ilgili görüşlerini yazacaklardır. Sürücü görüşleri için 10 numaralı alanın yeterli olmadığı durumlarda görüşler beyaz bir sayfa kullanılarak tamamlanabilir.

10 numaralı alanın açıklamadaki şekilde doldurulmasından sonra 11 numaralı alanın sürücüler tarafından imzalanması zorunludur. İmzalanmayan tutanaklar geçersizdir.

Tutanağın doldurulmasında, poliçe ile beraber verilen örnek tutanaklardan veya http://www.tsrsb.org.tr/ ile http://www.tramer.org.tr/ adreslerinde yer alan örnek tutanaklardan yararlanabilirsiniz.

2000 yılından sonra sisteme giren kaç yaşında emekli olacak?

 

Bakan Çelik Sosyal Güvenlik Yasası'nı anlattı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini ifade ederek, yasanın yürürlük tarihi konusunda, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa" dedi.

Çelik, AA'ya yaptığı açıklamada, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı konusunda, uzlaşmadan yana tavır koyduklarını, ilk günden sosyal taraflara anlattıklarını söyledi.

Bazı kesimlerin bu konudaki tavırlarını bilmedikleri için sürecin uzlaşmasız işletileceği veya göstermelik bir uzlaşma arayışında olunacağını zannettiklerini ifade eden Çelik, bu çerçevede, bütün  süreçlerde sosyal tarafları ihmal etmediklerini dile getirdi.

Yasa tasarısının çok ciddi ana parametreleri bulunduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

"Bu yasa ülkenin geleceğini ilgilendiriyor. Herkesin katkı sağlaması gerekiyor. Bunun görmemezlikten gelmek çok büyük yanlış olur. Durumu kurtaralım diye bir bakış açısı, Türkiye'nin geleceğini karartır. Bu karanlık günleri Türkiye yaşadı. Şu anda sosyal güvenlikle ile ilgili yaşadığımız sıkıntıların altında, yoksullukla ilgili sıkıntıların altında geçmişte sosyal güvenlikte alınan popülist karaların büyük etkisi var.

Yasa tasarısıyla ilgili bugüne kadarki süreçlerde katkıları her defasında ilaveye dönüştürdük. Çünkü onlar işçi kesimini, çalışanları temsil ediyorlardı. Biz de aslında onlarla paydaştık, biz de bakanlık olarak çalışanların mümkün mertebe bu reform çerçevesinde mağdur olmamaları gerektiği düşüncesiyle esneyebildiğimiz kadar, yasayı esnetebileceğimiz kadar esnetmeden yana tavırda olacağımızı söyledik.

Genel kurul safhasında da buna açık olduğumuzu söyledik. Genel kurul safhasından sonra da bulunursa eksiğimiz, noksanımız onları da süreçte tamamlarız diye samimi bir şekilde söyledik. Buna inanmayanlar oldu belki ama büyük ölçüde samimiyetimize de inanıldı. Bu son süreçte, bizim çalışanlardan yana tavır koyduğumuzu arkadaşlarımız çok daha iyi gördüler. Gerçekten de önemli düzenlemeler yapıldı, bunları birlikte yaptık. Sosyal tarafların dört dörtlük, yüzde 100'lük bir mutabakat talebi olmasını saygıyla karşılıyorum ama bunun olmayacağını bir yerde biliyoruz. Onların taleplerinin benim tarafımdan yüzde 100 karşılanması nasıl mümkün değilse, benim taleplerimin de yüzde 100 onlar tarafından karşılanması mümkün değildir."

-TASARIDA GELİNEN SON NOKTA-

Çelik, aylık bağlama oranı konusunda çalışılan süreye göre değişen yüzde 1,5, 2,5, 3,5 gibi farklılıklar olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen sosyal güvenlik kurumlarında da farklı uygulamalar bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin gerçeklerini dikkate alarak aylık bağlama oranını yüzde 2 ile sınırladıklarını anlatan Çelik, halen çalışan, SSK ve Bağ-Kur'lulardan 3600 gün yani 10 yılı doldurmayanların aylık bağlama oranını yüzde 3 olarak belirlediklerini ifade etti. Çelik, şöyle konuştu: "Uzun vadede yüzde 2'lik orandan da istifade edecekleri için bir hak kaybı olmasın dedik. Bu kapsamdakilerin aylık bağlamada bir zarara uğramamaları ve mağduriyet oluşmaması için düzenlemeye gitti. Halen 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl, 9 yıl çalışmış vatandaşımızın aylık bağlama oranı 3,5 diye hesaplanırken birden 2'ye düşmesi psikolojik sorun da yaratabilirdi. Bunu da dikkate alarak, sosyal devlet olmanın sorumluluğuyla bunu 3600 güne, yani 10 yıla kadar yüzde 3 olarak belirledik. 10 yılı tamamladıklarında da aylık bağlama oranları yüzde 2 olacak. 25 yıldan sonra çalışsalar aylık bağlama oranı yüzde 1,5'tu. Burada da yüzde 2 olacak. Orada da artıları var." Prim gün sayısının 9 bin olması konusunda işçilerin, kamu çalışanlarında olduğu gibi iş güvencelerini bulunmadığı konusunda değerlendirmeler yapıldığını belirten Çelik, bunu 50 ve 100'er günlük kademeler şeklinde yapmayı önerdiklerini, ancak bunun anlaşılamadığını ifade etti. Çelik, bu konuda bakanlık olarak çalışanları rahatlatacak düzenleme yapmayı kararlaştırdıklarını ve 7 bin 200'ü önerdiklerini bildirdi. Çelik, "Sendikaların talepleri de zaten o istikametteydi. 7 bin 200 olmasının sebebi tam 20 yıla karşılık geliyor" dedi.

Yetim kız çocuklarına verilen evlenme yardımının kendileri içinde bir sorun olmadığını ve yetim kızlardan bir şey kesmek amaçlarının bulunmadığını söyleyen Çelik, 24 aylık evlilik ödeneği uygulamasında istismarlar yaşanması nedeniyle, bu konuda düzenleme yapma niyetinin ortaya çıktığını dile getirdi. Çelik, "Yetimden kıskandığımız için değil, suistimallere konu olmasın düşüncesiyle böyle bir düzenleme yapmıştık. O da bizim için makul bir talepti" diye konuştu.

-"65 YAŞ BU TASARININ ÇOK CİDDİ BİR PARAMETRESİ"-

Çelik, 65 yaşla ilgili talepler konusunda, "Yaş bu yasanın çok ciddi bir parametresidir. Onda esneme yapamayacağımızı söyledik. Onlar ısrar ettiler. Birkaç saat bu konuyu tartıştık. Fakat prim gün sayısında olabilir ama yaşta olamaz dedik" dedi.

Güncelleme katsayısı konusunun, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı neticesinde gündemlerine girdiğini anlatan Çelik, gelişme hızında emeğin payı ne kadarsa o oranda düzenleme yapmayı öngördüklerini belirtti.

Çelik, "Bu oran TÜİK'in açıklamalarına göre yüzde 26,3, biz bunu 30'a çıkardık. '4-5 puan nedir' diyorlar. 4-5 puan emekli maaşına 5 puan yansımadır. Efendim, 'bunu daha yükseltelim deniyor'. Türkiye'de şu anda çalışan 15 milyon kişi var. Ama Türkiye'de 70 milyon insan var. Geride 55 milyon vatandaşımız daha var. Yüzde 100'ünü buraya verin bir talep olabilir, buna saygı duyduk. Ama sosyal devletin bütün gelişme hızını bu tarafa aktarmak gibi bir bakış açısı doğru olmaz. Objektif ve bilimsel kriterler çerçevesinde hareket etmemiz gerekirdi" diye konuştu.

-FİİLİ HİZMET ZAMMI-

Fiili hizmet zammına ilişkin taleplerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Çelik, şunları kaydetti: "Fiili hizmet zammı konusunda bu kapsama girenlerin nasıl girdiklerini sorduk arkadaşlara. Filan bakan 'Eskişehirliydi pancarla ilgili şeyler girdi, filan bakan Kütahyalıydı azottakiler alındı'. Yani bu şekilde bilimsel bir veriye dayanmayan bir tablo vardı. Kalıcı bir şey yapıyoruz, kalıcı şeyin de ispat edilir, inandırıcı bilgilerle donanması gerekir. Bunu yaptık. Bize geçerli bir izahat yapılsın hemen dahil etmeye hazırız. Sosyal hayatımızı ilgilendiren konularda sonuna kadar açık davrandık ama kapıyı açamayacağımız ana parametreler vardı, açabileceklerimiz vardı. Açabileceklerimizde de işçiden, çalışandan yana tavrımızı net şekilde koyduk."

-PRİM GÜN SAYISINDAKİ AZALMA-

Prim gün sayısındaki azalmanın ana parametreler açısından ciddi bir sorun oluşturmayacağını söyleyen Çelik, işçilerin daha kısa zamanda emekliliği hak etme imkanı elde edeceklerini dile getirdi. Çelik, bunun ana parametreleri bozmadığını çünkü 2000 yılından sonra sisteme girenlerin 60 yaşında emekli olacaklarına işaret etti. Çelik, "Dolayısıyla yaş sınırı zaten olduğu için sistem içerisinde öyle veya böyle kalacaktır vatandaşımız. 20 yılımı doldurdum diye bırakacak değil. Yine çalışacaktır. Çalıştıkça, prim ödedikçe geliri daha da

artacaktır" dedi.

-YÜRÜRLÜK TARİHİ-

Tasarıyı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini belirten Çelik, yasanın yürürlük tarihine ilişkin de bilgiler verdi. Çelik, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru

yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa" diye konuştu.

Çelik, tasarıda bundan sonra bir değişikliğin söz konusu olup olamayacağı yönündeki soru üzerine, şunları kaydetti:

"Yararlı değerlendirmelere her zaman açık olacağız. Çünkü bu hepimizin çocuklarını ilgilendiren bir yasa. Ama burada ana parametreleri, ileriye dönük projeksiyon çalışmalarını sarsıcı, onlardaki hedefleri ortadan kaldırıcı düzenlemeler değil bunlar. Sanki bu projeksiyonlarla sosyal güvenlik açıklarını sıfırlamak istiyormuşuz gibi şeyler söyleniyor. Öyle bir hedefimiz yok. Türkiye, sosyal güvenlik açıklarını sürdürülebilir bir noktada tutmak istiyor. Şu anda artarak ve katlanarak gidiyor.

Arkadaşlarımız ufak bir sahip çıktılar 1,5 katrilyon liralık bir tasarruf sağladık. Beklenenden daha düşük bir açık sağladık. 26,5 katrilyon lira beklenirken 25 katrilyon lira gerçekleşti. Ufak bir ilgi... Bu yıl daha çok ilgileneceğiz. Devlet bu tasarıyla her yıl toplanan primlerin dörtte bir kadar sisteme katkı sağlayacak. Bunları da dikkate aldığımız zaman Türkiye artık sosyal güvenlik açıklarıyla konuşulmayacak."vatan

Hükümet 7 bin 200 güne razı oldu, 65 yaşta direndi

sendika 

Hükümet prim gününde geri adım attı, emeklilik yaşında anlaşma yok

Sosyal güvenlik yasa tasarısı konusunda hükümet ile Emek Platformu'nu oluşturan sendikalar arasında kısmi uzlaşma sağlandı. Emek Platformu'nun talebi doğrultusunda işçiler açısından prim gün sayısını 7 binden 9 bine çıkarma konusunda geri adım atarak 7 bin 200 günü kabul eden hükümet, emeklilik yaşının 65'e çıkarılması konusunda ise geri adıma yanaşmadı.

Sosyal güvenlik yasa tasarısıyla ilgili ortak hareket etme kararı alan Emek Platformunu oluşturan sendika ve örgütlerin başkanları dün Çalışma Bakanı Faruk Çelik ile beş saat süren görüşme gerçekleştirdi. Toplantıya, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, Hak-İş Başkanı Salim Uslu, Türkiye Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul, Türk Tabipleri Birliği (TBB) Başkanı Gençay Gürsoy, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanvekili Tahsin Güney ile bakanlık bürokratları katıldı. Görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yapıldı.

Aylık bağlama 2'ye iniyor

Bakan Faruk Çelik, tasarı üzerinde dört dörtlük bir mutabakat sağlayamadıklarını ama Emek Platformu'nun 19 maddelik taleplerinin büyük kısmında uzlaşmaya vardıklarını açıkladı. Tasarıyla işçiler için 7 binden 9 bin güne çıkarılması öngörülen prim gün sayısının 7 bin 200 gün olarak uygulanmasında uzlaşma sağladıklarını kaydeden Çelik, aylık bağlama oranının da mevcut sistemdekiler için yüzde 3, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından işe girecekler için de yüzde 2 olarak uygulanmasının öngörüldüğünü dile getirdi.

65 yaşta geri adım yok

Emek Platformu'nun 65 yaşla ilgili talebine olumlu cevap veremediklerini, emekli aylıklarının hesabında güncelleme katsayısının yüzde 30'unun yansıtılması konusunda da Türkiye gerçeklerini dikkate alarak adım atamadıklarını belirten Çelik, diş protezlerinden katkı payı alınması konusunda da Emek Platformu'nun talebini kabul ettiklerini bildirdi.Fiili hizmet zammı kapsamında ise herhangi bir geri adım atılmadı.

Çelik, tasarıyı bu hafta TBMM Genel Kurulu'na getirmeyi düşündüklerini söyledi.

Uzlaşılamayan 3 konu var

Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, hep sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti. Emek Platformu'nun 19 önerisinden 2-3'ünde uzlaşma sağlayamadıklarını, Genel Kurul aşamasında hükümetin bu konuları da gözden geçireceğini umut ettiğini kaydeden Kumlu, bunun takipçisi olacaklarını söyledi. Kumlu, taleplerinin yüzde 80-90'ında mutabakat sağladıklarını, büyük kısmında netice aldıklarını belirtti.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Tuğrul Kudatgobilik ise sosyal diyalog konusunda dünyanın dahi gıpta edeceği bir noktaya geldiklerini belirterek, Yunanistan'da iki gün süren greve rağmen hükümetin kanunu parlamentodan geçirdiğini ifade etti. Kudatgobilik, TİSK olarak Emek Platformu'nun getirdiği ana felsefeye hürmetle yaklaştıklarını, amaçlarına ulaşabilmeleri için katalizör olarak katkıda bulunduklarını söyledi. Diş protezlerinden, yaşa bakılmaksızın yüzde 10-20 oranında katkı payı alınacak. Yetim aylığı alan kız çocuklarına ise 24 ay evlenme yardımı yapılacak.

Malullük aylığını hak etmek için 10 yıllık sigortalılık süresinin bulunması ve 1800 gün prim ödenmiş olması koşulunda geri adım atılmazken, ölüm aylığı için, 5 yıllık sigortalılık süresini tamamlamak ve 900 gün prim ödemiş olmak koşulu yeterli sayıldı.

Çalışanlar, prim gün sayısını doldurdukları tarihte geçerli olan emekli yaşına tabi olacaklar.

Malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları için, sigortalının bekâr olması halinde prime esas kazancın alt sınırının yüzde 35'i; sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocuğu varsa, yüzde 40'ı oranında, aylık alt sınırı uygulanacak.

Sağlıkta geri adım

Emzirme yardımının tutarı ise Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu'nca belirlenecek.

İş akdi sona eren işçi, son bir yıl içinde 90 gün prim ödemişse, eş ve çocuklarıyla birlikte iş akdinin feshinden itibaren üç ay sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

Çocuğunuzu yasadan önce sigortalı yapın

Dünkü toplantıdan çıkan uzlaşmaya göre, yeni yasa yürürlüğe girmeden önce bir işte çalışmakta olan işçiler, ilk 10 yıllık süreyi dolduruncaya kadar çalıştıkları her yıl için yüzde 3 aylık bağlama oranına (ABO) tabi olacaklar. Yasa yürürlüğe girdikten sonra işe başlayanlara ise çalıştıkları her yıl için yüzde 2 oranında aylık bağlanacak. Örneğin, beş yıldan beri çalışmakta olan bir işçi önümüzdeki beş yıl süresince yüzde 3; izleyen yıllarda ise yüzde 2 ABO'ya tabi olacak. Bu düzenleme dolayısıyla, yasa yürürlüğe girmeden bir gün önce işe giren ile, yasa yürürlüğe girdikten bir gün sonra işe giren kişinin emekli aylıkları arasında, 25 yıllık çalışma sonucunda 10 puan fark olacak. Yeni yasadan önce 18 yaşını doldurmuş çocuğunu sigortalı yaptıran bir kişi, 25 yıl sonunda çocuğunun prime esas kazancının yüzde 50'si yerine, yüzde 60'ı oranında emekli aylığı almasını sağlamış olacak.radikal

İktidarla sendikalar, 7 bin 200 işgününde uzlaştı

Sosyal Güvenlik Reformu konusunda hükümetle sendikalar arasındaki görüşmelerde büyük ölçüde mutabakat sağlandı. Buna göre daha önce '9 bin' olarak öngörülen prim gün sayısı SSK'lılar için 7 bin 200'e indirilecek; ancak 65 yaş şartı korunacak.

Emeklilik yaşı 2036'dan sonra kademeli olarak artacak. Erkeklerde 2046'da, kadınlarda 2048'de 65'e çıkacak. Maaş bağlama oranı, mevcut çalışanlar için ilk 10 yıl yüzde 3 olarak uygulanacak, daha sonra 2'ye inecek. Diş protez bedellerinde yaş sınırı öngören düzenlemeden de vazgeçildi. Tüm sigortalılar, protezin yüzde 10 ile 20'sini ödeyecek. Gelinen noktayı "büyük ölçüde mutabakat" sözleriyle duyuran Çalışma Bakanı Faruk Çelik, "Önemli konularda uzlaşmaya vardık, ama anlaşamadığımız noktalar da oldu. Dört dörtlük bir mutabakatı kimse beklememeli." dedi. Reform, bu hafta Meclis Genel Kurulu'na gelecek.

Sendikalar, Çalışma Bakanı Çelik ile toplantıya 7 ana maddeden oluşan taleple geldi. 4'ünde anlaşma sağlanırken 3'ünde hükümet geri adım atmadı. Varılan kısmi mutabakata göre emeklilik için gereken prim gün sayısı, yeni işe giren SSK'lılarda 7 bin 200'e inerken Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensupları için 9 bin gün korundu. Maaş bağlama oranı ise halen sistemde olanlar için ilk 10 yıl yüzde 3 olacak. Daha sonra yüzde 2'ye inecek. Yeni işe girenlerde ise bu oran ilk yıldan itibaren yüzde 2 uygulanacak. Diş protezlerine ilişkin düzenlemede de sendikaların dediği oldu. 18 yaşını doldurmuş ve 45 yaşından gün almamış kişilere protez bedelinin yüzde 50'sini cepten ödemeyi öngören düzenlemeden vazgeçildi. Tüm sigortalılar, protez bedellerinin yüzde 10-20'sini ödeyecek.

Emeklilik yaşında ise anlaşma sağlanamadı. 2036'dan sonra kademeli olarak artacak olan emeklilik yaşı, erkeklerde 2046'da, kadınlarda ise 2048'de 65'e çıkacak. Yine emekli aylıklarının hesabında güncelleme katsayısının yüzde 30 oranında yansıtılması hükümetin geri adım atmadığı bir başka madde. Emek Platformu, katsayısının belirlenmesinde büyüme hızının yüzde 100'nün dikkate alınmasını talep ediyordu.

Varılan anlaşmanın, sosyal tarafların daha önce ilan ettikleri 19 maddelik taleplerini büyük ölçüde karşıladığı belirtiliyor. Buna göre SSK'lılar için ölüm aylığın, zorlaştıran 1800 gün prim ödeme şartından vazgeçildi. Bunun yerine mevcut düzenleme olan 900 gün primle 5 yıl sigortalılık süresi korundu. İşsizlerin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını 10 güne indiren düzenlemeden vazgeçildi. Buna göre işsiz kalanlar, 3 ay boyunca sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

Sosyal Güvenlik Reformu, bu hafta TBMM Genel Kurulu'na geliyor

Çalışma Bakanı Faruk Çelik, zirvenin ardından yaptığı açıklamada, böylesi önemli konuda dört dörtlük bir mutabakatı kimsenin beklememesi gerektiğini dile getirdi. Çelik, "Çok önemli konularda mutabakata vardık, ama varamadığımız konularda oldu.'' dedi. Gelinen noktayı 'büyük ölçüde mutabakat' olarak niteleyen Bakan Çelik, Sosyal Güvenlik Reformu'nun bu hafta Genel Kurul'a geleceğini söyledi. Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu ise birkaç madde hariç istediklerini aldıklarını söyledi. Kavga etmek niyetinde olmadıklarını belirten Kumlu, bundan sonra eylem kararı alıp almayacakları yönündeki ısrarlı sorular karşısında "Konuyu yetkili kurullarda görüşeceğiz." açıklamasını yaptı. Kumlu, Emek Platformu'nun daha önce 19 madde halinde tespit ettikleri taleplerinin yüzde 90'ının kabul edildiğini işaret etti. TİSK Başkanı Tuğrul Kutadgobilik de hükümet ile sosyal taraflar arasında yaşanan bu diyaloğa dünyanın gıpta ile baktığını belirterek, "Yunanistan'da yaşanan genel grevi düşündüğümüzde Türk demokrasisi açısından uzlaşmadan şeref duyuyorum." dedi.

Tarafların anlaştığı maddeler

SSK'lılar için prim gün sayısı 9 binden 7 bin 200'e indirildi.

Maaş bağlama oranı halen çalışanlar için ilk 10 yıl yüzde 3 olacak, daha sonra yüzde 2'ye inecek.

Yeni işe girenlerde maaş bağlama oranı ilk yıldan itibaren yüzde 2 olarak uygulanacak.

Diş protezlerine ilişkin düzenlemede yaş sınırı kaldırıldı.

Sosyal taraflar, SGK'nın oluşturacağı fiyatlandırma komisyonunda yer alacak.

SSK'lıların ölüm aylığı alabilmesi için 900 gün primle 5 yıl sigortalılık süresi yetecek.

İşsizler sağlık hizmetlerinden 3 ay boyunca yararlanabilecek. Emzirme ve çeyiz yardımının ne kadar olacağı, SGK Yönetim Kurulu'nun kararı ve Çalışma Bakanlığı'nın oluru ile belirlenecek. Uzlaşılamayan maddeler

Emeklilik yaşı 2036'dan sonra kademeli olarak artacak. Erkeklerde 2046'da, kadınlarda ise 2048'de 65'e çıkacak.

Emekli aylıklarının hesabında güncelleme katsayısı yüzde 30 oranında yansıtılacak. Sendikalar yüzde 100 yansıtılmasını istiyordu.

Gazeteciler, pilotlar ve postacılar gibi bazı iş kollarında fiili hizmet zamları kalkacak.

Ayakta tedavilerden 2 YTL'lik katkı payı alınacak.

Özel hastaneler en fazla yüzde 20 fark ücreti alabilecek.zaman

Web Stats